İSKİ’den inanılmaz hesap hatası – YÜKSEL AYTUĞ

spot_img


Yıllardır evime gelen su faturasından şikayetçiydim. Siteye gelen ana giriş de dahil tüm su saatlerini kontrol ettirdim. Evdeki tüm musluklara sarfiyatı azaltmaya yönelik özel aparatlar taktım ama nafile. Sanırsınız Tarihi Çemberlitaş Hamamı’nı ben işletiyorum, öyle korkunç bir fatura geliyor.

Son faturayı görünce inanamayıp gözlerimi ovuşturdum. “Eksi 19 bin 900 lira” yazıyordu. Yani İSKİ bana yaklaşık 20 bin lira borçlanmıştı. Hem alacağımı tahsil etmek hem de gazeteci refleksiyle bu garip durumun sebebini öğrenmek için İSKİ Şube Müdürlüğü’nün yolunu tuttum.

Efendim, meğer 6 yıldır benden kat be kat fazla su parası alıyorlarmış. Yani şüphe ve itirazlarımda haklıymışım. Sadece benden de değil üstelik, sitemizdeki ve bölgedeki herkesten… Nedeni de gezici personelin saati okumak yerine benim ödediğim ortalama ücretten fatura kesmesiymiş! Yani zaten haksız olan o ücreti benden defalarca, aylarca hatta yıllarca çatır çatır almışlar, saatime bile bakmadan…

Abone başına 20 bin liralık hesap hatası… Çarpın bunu 10 binlerle… Bilanço korkunç! Gelin de şimdi kesilen her faturanın “gerçekliğine” güvenin.

“Peki bunun faizi ne olacak?” diye soracak oldum, karşılığında müstehzi gülümsemeler aldım, “Paranı kurtarmışsın işte daha ne istiyorsun?” der gibi… “İyi o zaman, paramı alayım bari, vezne ne tarafta?” diye sordum, yine güldüler: “Bizim veznede o kadar para ne arar?” diye… Bahsettiğim yer, Türkiye’nin en fazla su abonesine sahip Sarıyer – Beşiktaş Şube Müdürlüğü ama kasalarında 20 bin liraları yok. Zaten bu yönetim anlayışlarıyla bırakın paralarının olmasını, kasalarının yerinde duruyor olması bile büyük şans… Dilekçe yazıp, “paraları olduğunda” banka hesabıma göndermeleri için talimat verdim.

Bu beceriksiz zihniyet bir de devletin bütçesini yönetmeye talip, öyle mi?

Allah yazdıysa bozsun.


“Gazze Kasabı” demesek mi acaba?

Netanyahu’nun Gazze’de masum insanlara yaşattığı vahşet ve zulmün karşılığı olarak ne katliam ne de soykırım kelimeleri kifayet ediyor.

Netanyahu’ya ise kelime dağarcığımızdaki en rezil sıfatlar bile az geliyor. Bunlar arasında sıkça kullanılan ise Gazze Kasabı.

Gelin görün ki, bu kelimeyi her duyduğumda tüylerim diken diken oluyor. Zira “hayvan kesene” kasap denir, “hunharca insan katledene” değil. Lütfen bu mağdur halka bir mağduriyet daha yaşatmayalım. Üstelik kasaplık, son derece saygın ve toplum için en faydalı mesleklerden biridir. Keşke mahalledeki kasabımın vicdanının binde biri Netanyahu’da olsa…


Gaf’let kürsüsü

Darendespor – Hekimhan Belediyesi Girmanaspor maçında Darendespor’un golü, yardımcı hakem Hakan Başkurt tarafından ofsayt gerekçesiyle iptal edilince tribünlerden atılan bir çocuk bisikleti hakeme isabet etti.


Ne demiş?

Dudak dolgusu için 49 bin dolar harcayan fenomen “Artık ağzımı kapatamıyorum” dedi.

Zap’tiye

İngiltere, İsveç ve Danimarka’nın prens ve prenseslerinin nasıl birer sapık oldukları Epstein dosyalarıyla belgelendi. Elimizden almadıkları bir tek “masallarımız” kalmıştı…



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img