İstihbarat savaşları ve bilgi çağı! “Bunu başaran Türkiye, savaşın kurallarını yeniden yazar”

spot_img


İBRAHİM KALIN LİDERLİĞİNDE KÜRESEL HEDEF

İbrahim Kalın başkanlığında MİT‘in küresel bir oyuncu haline geleceğine inancım tamdır.

İstihbarat diplomasisini etkin şekilde yürüten Kalın, teknolojik üstünlüğe sahip ülkelerle kurduğu temaslar üzerinden Türkiye’nin kapasitesine ciddi katkılar sağlayabilecek bir yaklaşım ortaya koyabilecektir.

İstihbari akılla Türkiye’nin ihtiyaçlarını analiz edecek ve hedeflere hızlı ulaşacak bir modelin inşa edilmesi mümkündür.

İletişim Başkanlığı’nın düzenlediği Stratcom toplantılarında Prof. İbrahim Kalın: “Türkiye artık sadece savunma sanayinde kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değildir. Aynı zamanda oyun kuran, sahada ve masada denge belirleyen bir aktöre dönüşmüştür. Bu dönüşüm, güçlü siyasi irade ve kararlılıkla desteklenmeye devam edecektir.” Prof. Kalın’ın bu cümleleri aslında istihbarat teşkilatının savunma sanayine ve bilgi casusluğuna verdiği önemi ortaya koymaktadır…

ERDOĞAN’IN DESTEĞİ VE TARİHİ FIRSAT

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından istihbarata verilen güçlü destek bu sürecin en kritik unsurudur.

İstihbarata yatırım yapılmıştır.

Alan açılmıştır.

İmkan sağlanmıştır.

Şimdi sonuç üretme zamanıdır.

YERALTINDAKİ GÜÇ VE YENİ SAVAŞ GERÇEĞİ

Son dönemde yaşanan İran ABD İsrail gerilimi, savaşın sadece gökyüzünde değil yerin altında da kazanıldığını açıkça göstermiştir.

400 metre ve daha derin yeraltı askeri tesisleri, balistik füzelere ve sığınak delici bombalara karşı kritik koruma sağlamaktadır.

İran’ın bugün önce askeri kapasitesinin sonra psikolojik olarak ayakta kalabilmesinde bu yapıların önemli rol oynadığı aşikardır. Bana göre savaşın en önemli dönüm noktalarından birisi yeraltı savunma sisteminin stratejik akılla yıllar öncesinden kurulmasıdır.

Türkiye’nin de bu alanda uygun gördüğü her dağın altına bu sığınakları kurarak hızlıca adım atması gerekmektedir.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img