Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini alarak 3 ay sürecek yaz tatiline çıktı. Karne günü ailelerin en çok düşündüğü konulardan biri ise hediye. Milyonlarca öğrenci yoğun bir eğitim maratonunun ardından yaz tatiline girerken, karne günü birçok evde aynı soru soruluyor: “Hediye alalım mı?” Uzmanlara göre bu sorunun tek bir cevabı yok. Karne hediyesi tamamen yanlış değil ancak hediyenin neyi temsil ettiği büyük önem taşıyor. Eğer hediye sadece yüksek notun karşılığı olarak sunulursa çocukta “Başarılı olursam değerliyim” algısı oluşabiliyor. Bu da zamanla kaygıyı artırabiliyor. Uzmanlara göre burada kritik nokta, çocuğun not ortalaması değil; yıl boyunca gösterdiği emek ve çaba. Uzmanlara göre en iyi hediyeler, çocuğun gelişimini destekleyen ve ortak deneyim oluşturan hediyeler. Kitap veya yaşına uygun setler, bilim ve zeka oyunları, spor ekipmanları, sanat malzemeleri gibi hediyeler alınabilir. Bazı hediyeler kısa vadede çocukları sevindirse de uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Uzak durulması gerekenler:
Çok pahalı elektronik cihazlar
“Takdir getirirsen alırım” pazarlıkları
Akran baskısı yaratan hediyeler
Tamamen ekran bağımlılığını artıracak ürünler
Özellikle telefon, tablet ve oyun konsolu gibi ödüller başarıyı maddi kazanca indirgeme riskini artırıyor.
MESAJ ÇOK ÖNEMLİ
Uzmanların bu soruya yanıtı net: Evet, alınabilir. Ancak hediyenin mesajı çok önemli. Hediye, “Notların kötü ama üzülme” ya da “Başarısızlığı ödüllendiriyorum” anlamı taşımamalı. Bunun yerine çocuğa şu mesaj verilmeli: “Bu yıl zorlandın ama emek verdin. Seni notlarınla değil, çabanla değerlendiriyoruz.” Karne günü zayıf notlar üzerinden eleştiri yapmak, kıyaslamak veya sert tepki vermek çocukta yetersizlik hissini büyütebiliyor. Uzmanlara göre karneyle ilgili yapılan en büyük hata kıyaslama. “Bak kuzenin takdir aldı”, “Arkadaşın senden daha başarılı” gibi cümleler motivasyon sağlamıyor; tam tersine özgüveni zedeliyor.

















