Beşiktaş, Zalgiris karşısında kazanarak sadece play-off ilk maçında büyük bir avantaj elde etmedi; oyunu, tribünü ve Avrupa hedefini aynı gece şovunda buluşturdu. Bu kez Dolmabahçe’de sadece futbolcular değil, tribünler de maçın aktörüydü. Uzun süredir izlediğim iyi tribünlerden biriydi. Maçın daha ilk dakikasından itibaren sahaya yayılan o muhteşem destek, Beşiktaş’ın temposunu yukarı çekti. Tribünlerin yükselen sesi, her ikili mücadelede verdiği destek ve gol beklentisindeki coşku, Zalgiris’in oyuna tutunmasını zorlaştırdı. Beşiktaş’ın ilk 12 dakikada bulduğu iki gol, bu baskının karşılığıydı. Oh’unerken golüyle başlayan gece, Murillo’nun fileleri havalandırmasıyla bambaşka bir noktaya taşındı. İki golde dekenar organizasyonlarının ve durantop etkinliğinin öne çıkması, İtaliano’nun çalışmasının sahaya yansımasıydı. Ama asıl önemli olan 2-0’dan sonraki Beşiktaş’tı. Siyah-beyazlılar, skoru korumak için geri çekilmedi. Top rakibe geçtiğinde baskısını sürdürdü, ikinci topları topladı, oyunun merkezini bırakmadı. Bu Beşiktaş’ın gelişim işareti. Orkun’un penaltıdan golü de gecenin imzası oldu. 3-0’dan sonra tribünlerin coşkusu daha da arttı. Uzun zamandır özlenen Avrupa gecelerinden biri yaşandı. Ve son bölümde Vlahovic sahneye çıktı. Beşiktaş, formasını ilkkez resmi maçta giymek için oyunagiren yıldız, sadece 3-5 dakikada bile tribünlerin heyecanını değiştirdi. Beşiktaşartık korkan değil korkutan takım.













