
GERİ DÖNDÜĞÜMDE DUYGUSAL ANLAR YAŞADIK, UZUN SÜREDİR AYRI KALDIĞIM AİLEME DÖNMÜŞ GİBİ HİSSETTİM
-Bozdağ Platoları büyüklüğüyle ve gösterişliliğiyle nam salmış bir plato artık. Dünya çapında da ziyaretçi çekiyor… Siz ilk girdiğinizde neler hissettiniz? Ekip sizi nasıl karşıladı?
Bizim başladığımız dönemde bu kadar büyük değildi. Böyle plato falan yoktu. Ama daha sonrasında Mehmet Bey (Bozdağ) çok güzel bir iş yaptı. Burayı büyük bir plato haline getirdi. Turizme de açıldı burası ve inanılmaz olmuş her şey yani. Orada bence Türkiye’ye kattığı çok büyük bir değer. Ondan dolayı tabii ki çok harika ve büyüleyici.
Ekipteki birçok arkadaş zaten benim Diriliş Ertuğrul‘da birlikte çalıştığım arkadaşlardan olduğu için onlar da beni gerçekten çok büyük bir özlemle karşıladılar. Ciddi bir duygu paylaşımı oldu, duygulananlar oldu. Gözleri yaşayanlar oldu. Tekrardan döndüğüm için “İyi ki geldin” dediler. Aslında uzun süredir ayrı kaldığım aileme dönmüş gibi hissettim kendimi. Dolayısıyla hiç yabancılık çekmiyorum. Tekrardan yuvaya geri döndüm.
-Bu aksiyon dolu işlerin arka planından bir set anısı dinlemeyi isterim. Çok zorlandığınız bir an oldu mu mesela?
Zorlandığım tabii ki oldu. Mesela Diriliş’in ilk sezonunda bana zulmettikleri, işkence ettikleri sahneler vardı. Ya kışın ortasında dışarıda kar yağarken benim üzerim çıplak, işte bana bir tane düzenek yaptılar böyle dönen oraya bağladılar ve sürekli çıplak üzerime soğuk su atarak beni orada döndürüyorlar. Bir bu, bir de tabii ki kısıtlı zamanımız olduğu için ve bölümleri yetiştirmemiz gerektiği için bir hafta içerisinde çekmemiz gerekiyor her şeyi. Öyle bir bölüm vardı ki, bir hafta boyunca sürekli ormanın içerisinde, karın içerisinde, çamurun içerisinde aksiyon çektim. Tek başıma. O çok zorlu bir süreçti. Beni gerçekten o zaman çok zorladı. Ama sonucunda çok güzel bir şey çıktı ortaya. Sonucunu aldıktan sonra, seyirciden de yani bunun karşılığını gördükten sonra, beğenildiğini gördükten sonra tabii ki o zorluklar böyle güzel anılar olarak anlatılıyor. Ve hafızalarda kalıyor.
-Soğuk su atılma sahnesine takıldım ve merak ettim; sonuçta o suyun derecesini biz ekrandan göremiyoruz. Yine de soğuk su mu kullanılıyor çekim esnasında?
Ya ben hiçbir zaman oyunculuk kariyerimde -mış gibi yapmadım. Yani onun soğuk olmasını tercih ettim ki, benim aynı zamanda oyunculuğuma da katkı sağlasın. Dolayısıyla ben özellikle soğuk atılmasını istedim. Çünkü o bambaşka bir gerçeklik katıyor sahneye.
-Hiç yaralandığınız falan oldu mu peki?
Oldu, olmaz mı? Ellerimde bir sürü iz var mesela. Hepsi kılıçlardan, kılıç darbesinden vs. Attan da düştüm. Belimde kırık oldu iki tane. Ama yıllardır spor yaptığım için, doktora gittiğimde bana dedi ki, “Normal bir insan gelse normalde sizi ameliyat etmemiz gerekiyor ve çivi çarpmamız gerekiyor. Ama spor yaptığınız için, şu an gayet iyisiniz” dedi. O yüzden ben de sürekli sporuma devam ediyorum. Yani vücudumu, sırtımı, karın kaslarımı, bacağı kaslarımı, kalça kaslarımı vs. güçlü tuttuğum sürece hiçbir sıkıntım yok, gayet iyiyim.












