
14 Ekim 2022 de Bartın’ın Amasra ilçesinde bulunan Türkiye Taşkömürü işletmelerine ait maden ocağında 16-24 vardiyasında meydana gelen patlamada şehit olan 43 Madenci için Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Hatıra Ormanı oluşturuldu.
BAKAN YILMAZ TUNÇ, “SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ YAKINDAN TAKİP EDİYOR”
Ağaç dikim törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da katılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da süreci yakından takip ettiğini belirterek, “Amasra’da bir patlama oldu dediler. Gerçekten büyük bir endişe duymaya başladık. İnşallah bir şey yoktur dedik. ndişe ile 10 dakika içerisinde Amasra maden ocağına kazanın olduğu yere Valimiz ve il yöneticileri ile birlikte gelmiştik ve hızlı bir şekilde arama kurtarma çalışmaları başlamıştı. ve Cumhurbaşkanımız da hemen aramıştı. Nedir durum diye ilgili bakanlarımız da hem Valimizle birlikte hem devletin üst yöneticileri Cumhurbaşkanımız hem de bizler burada yakından süreci takip ettik. Tabi büyük bir endişeli bekleyiş vardı. Ailelerimiz de ocak başında büyük bir umutla bekliyorlardı. İçerideki madencilerimizden bir kısmı sağ kurtulmuştu. 50 civarında madencimiz. Tabii 43 madencimizden özellikle patlamanın olduğu o bölgedeki madencilerimizden haber almakta güçlük çekiyorduk.
Ama TTK’nın tahlisiye ekipleri şehit madencilerimizin o can ciğer arkadaşları canları pahasına maden ocağına indiler. ve ocaktan onları kurtarmak için büyük bir mücadele sergilediler. Yaralı kurtulan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz oldu. Tabii ilk etapta 41 Taner ve Ayhan’la beraber şehit sayımız 43 olmuştu. Tabii sadece ailelerine ateş düşmedi. O ocaklara elbette ki ateş düştüğü yeri yakar. Ama bütün Bartın’ın ocaklarına ateş düşmüştü. Bartın olarak ve bütün Türkiye’nin Türk milleti olarak çok büyük bir üzüntü içerisine girmiştik ve o arama kurtarma çalışmalarında görev yapan madenci kardeşlerimizi gördüğümüz zaman o canhıraş bir mücadele kardeşlerini canlı olarak oradan kurtarma mücadelesini gördüğümüz zaman hepimiz orada duygulanmış ve gözyaşlarımızı tutamamıştık. Sonrasında ertesi sabah Sayın Cumhurbaşkanımız gelmişti ve ailelerimizle buluşmuştu. Madencilerimizin cenazelerine Cumhurbaşkanımız katılmıştı. Bakanlarımız her bir köyümüzde farklı noktada cenaze merasimlerinde şehitlerimizi ebediyete uğurlamıştık.”
ADALETE GÜVENİYORUZ
Bakan Tunç Türk yargısına güvendiklerini belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi de konuyu ele aldı. O zaman milletvekiliniz olarak görev yapıyordum. Mecliste meclis araştırma komisyonu kuruldu. Bundan sonra bu kazaların olmaması için gerekli tedbirlerin alınması noktasında hem Amasra kazasını incelenmesi ve kazaya neden olan sebeplerin araştırılıp bundan sonra bu acıların yaşanmaması noktasında meclisimizde bir çalışma yapmıştı ve bir rapor ortaya koydu. Bu kazayla ilgili olarak adli soruşturma hemen kazanın olduğu geceden itibaren başlamıştı. Cumhuriyet Başsavcılığı Savcılarımız hemen el olaya el koyarak oradaki kayıtlar dijital sistem hepsi deliller toplandı ve adli soruşturma başladı. Soruşturmanın neticesinde dava açıldı. Şu anda Amasra kazasıyla ilgili olarak Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden bir dava var. Yargımıza güveniyoruz. Tam bağımsız ve tarafsız yargımız bu davada kimler sorumlu? Bu kazanın sebebi neydi? Bu sebeple özellikle tedbirsizlik noktasından kimlerin rolü vardı? Bunları tespit edecek olan elbette ki yargımız, yargı, yargıya hep beraber güveneceğiz. Şu anda yedisi tutuklu, yirmi üç sanık var. Dava sürecinde. ve dava süreci devam ediyor. Milletvekilimizin de ifade ettiği gibi özellikle patlamanın olduğu yerdeki gaz ölçümlerindeki tehlike hala devam ettiği için orada bir bilirkişi incelemesi yapılamamıştı. Sadece ön raporla iddianame düzenlendi ve yargılama süreci de bu ön rapor üzerinden devam ediyor. Ama kesin rapor oradaki gaz ölçümleri tehlike ortadan kalktıktan sonra yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle elbette ki yargı süreci aydınlatılacaktır.”
“121 tanık, 4. celse devam ediyor”
Bakan Tunç, “Tabii bütün sanıkların ve müştekilerin davalara katılanların ifadeleri alındı. Tanıkların ifadeleri şu anda alınma sürecinde. Bu hafta tekrar duruşmalar devam edecek. ve çok sayıda tanık var. 121 tanık, dördüncü celse, bu celse, yüz yirmi bir tanığın ifadesi alınacak. ve ardından o kaza mahallinde, o durum müsait olduğunda da bilirkişi incelemesi yapılıp bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan tanık ifadeleriyle, belgelerle ortaya çıkacak olan durum neyse ona göre yargımız, gerekli kararları verecektir. O nedenle bu anlamda hiçbir şüpheniz olmasın. Tabii madenci yakınlarına, onların çocuklarına, onların emanetlerine sahip çıkmak bizlerin görevi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kaza sonrası hemen bir kanun çalışması yaptık. Özellikle yakınlarının hakları, sosyal hakları, onların maaş durumlarıyla ilgili kanun çalışmamızı tamamladık. Sadece Amasra kazasıyla ilgili değil, tüm geriye dönük Kozlu kazası da dahil olmak üzere tüm maden kazalarında, kömür işletmelerinde, yeraltı madenciliğinde, iş kazasına uğrayan, vefat edenlerle ilgili genel bir düzenleme yaparak özellikle madencilerimizin hakları onların geride bıraktıklarının yakınlarının haklarıyla ilgili olarak gerekli kanun çalışmalarında yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Tabii madencilerimizin çalışma şartlarını son özellikle bundan on yıl önce çıkardığımız kanunla düzenlemiştik. Soma kazasından sonra. Onların çalışma şartlarını, emeklilik şartlarını daha uygun çalışma noktasında, sosyal güvenlik noktasındaki haklarını daha kuvvetlendiren ve iş güvenliği anlamındaki tedbirleri daha da arttırmaya yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Tabii ki bunların uygulamaya yönelik denetimlerinin de sıklıkla takip edilmesi gerekiyor.”
“İki milyon Filistinli; çoluk çocuk tehlike altında”
İsrail’in Filistin’e yönelik yaptığı saldırılarının insan haklarına aykırı bir savaş suçu olduğunu söyleyen Bakan Yılmaz Tunç, dünyanın gözü önünde yaşananlar karşısında insan hakları kuruluşlarının tepki göstermediğini eleştirdi. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, temaslar kurarak akan kanın durma noktasındaki hassasiyetleri dile getirdiğini, insani yardım uçaklarını bölgeye gönderdiğini belirten Bakan Tunç, “Diğer yandan hepinizin bildiği gibi şu anda üzüntü verici dünyanın gözü önünde Filistin’de meydana gelen olaylar hep derinden sarsıyor. Millet olarak üzülüyoruz. ve gerçekten orada çocukların katledilmemesi, sivil insanların, yaşlıların, kadınların üzerlerine bomba yağdırılmaması için çalışan, çabalayan bir Türkiye var. Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli temas Sayın Dışişleri Bakanımız ve bölge liderleriyle de temas kurarak görüşerek oradaki akan kanın durması noktasındaki hassasiyetini sürekli dile getiriyor ve Türkiye olarak da insani yardım uçaklarımız hemen bölgeye hareket etti. 360 bin metre yönelik bir alana sıkıştırılan iki milyon Filistinli çoluk çocuk şu anda tehlike altında ve maalesef hukuksuzca bir iş yapılıyor orada. Özellikle haksız insan haklarına aykırı ve bir savaş suçu adeta bir soykırım yapılıyor. Dolayısıyla dünyanın gözü önünde insan hakları kuruluşlarının maalesef sesi çıkmıyor. Maalesef uluslararası kuruluşlar, insanlığın bütün sorunlarında olduğu gibi Filistin meselesinde de bir çözüm olmadığını hep beraber görüyoruz. Bütün dünyanın gözü önünde. Bu haksızlıklar, hukuksuzluklar cereyan ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyada hakkaniyeti, adaleti savunurken, dünya beşten büyüktür derken işte bu tür olaylar olmasın. Uluslararası sistem insanlığın problemlerine çözüm olsun diye bunu söylüyor. Ama maalesef tabii dünyada küresel güçlerin özellikle insan haklarını, demokrasi dillerinden düşürmeyenlerin nasıl bir katliama seyirci kaldıklarını o katliama nasıl uçak gemileriyle, bombalarıyla nasıl destek verdiklerini de hep beraber görüyoruz. Türkiye olarak insanlığın barışını, huzurunu savunmaya devam edeceğiz inşallah. Oradaki Filistinli kardeşlerimizin can vermemesi, çocukların katledilmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülke olarak, barışın, huzurun, sözcülüğünün adaletin, hakkaniyetin, sözcülüğünü yapmaya devam edeceğiz.”
Bakan Tunç madenci şehitlerin hatıralarını yaşatmaya devam edeceklerini belirterek, “Onların hatıralarını yaşatmak, geride kalanlarına sahip çıkmakla olur. Onların hatıralarını yaşatmak, bundan sonra bu tür kazaların meydana gelmemesi için gerekli her türlü tedbir ne varsa almakla olur, onların hatıralarını yaşatmak bundan sonra ve o kazaya neden olanların bağımsız ve tarafsız yargı tarafından verilecek karar neticesinde ortaya çıkan kararla olur”
Bakan Yılmaz Tunç konuşması sonunda Zonguldak Bölge Orman İşletme Müdürlüğü ile Bartın Orman İşlet Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti. Konuşmalardan sonra 43 fidanın dikimi gerçekleştirildi.


















