
“SUÇ OLARAK GELMİYORDU”
Bir başka sanık avukatı, “Kişileri takip ederek özel hayatlarını ihlal ettiğinizi, bunun bir suç olduğunu yanınızda çalışanlara söylemediniz mi” diye sordu. Bunun üzerine tutuklu sanık Selçuk Küçükkaya, “Hayır o zaman suç olarak gelmiyordu. Bilgileri satmadım. Amacım araştırmak ve gözlemlemekti. Bana kanunsuz gibi gelmedi. Bugüne kadar hiçbir kamu çalışanına rüşvetle bilgi toplamadım. 16 aydır hapisteyim. Fikriniz değişti mi derseniz yurt dışından ‘Hava nasıl’ diye sorsalar ‘Kapat’ derim. Evet hata yapmışım kabul ediyorum. Ama bu hatam karşısında kimseye zarar verecek bir şey yapmadım” dedi.
EĞİTİM İDDİALARINI REDDETTİ
Bütün dedektiflerin takma ad kullandığını bu yüzden Taner Sezgin adını kullandığını, FETÖ’cü TSK’dan ihraç terörist Serkan Özdemirci ile yüz yüze görüşmediğini sadece birkaç sefer telefondan görüştüğünü ileri sürerek, “Esas mesleğim tekstil üzerine tezgahtarlıktı. Daha sonra yurt dışına gittim orada çalıştım. Malta Türk Fahri konsolosluğunda uzun yollar görev yaptım. İsrail’de istihbarat eğitimi almadım. Elinden geldiğince dosyayı buraya yönlendirmeye çalıştılar bazen telkinlerle bazen sorgu teknikleriyle. ” diyerek savunmasına son verdi.
YARDIMCI DEDEKTİF SAVUNMA YAPTI
Selçuk Küçükkaya’nın çalışanı Cenk Birtürk, casusluk yapmadığını, 2019 yılında dedektiflik iş ilanına başvurduğunu belirterek “Kamuya açık alanlardaki işlerde suç teşkil etmediğini söyledi. İlk işimi havalimanı takibiydi. Son işimiz Abdülhamit Çelik idi. Ona ulaşmamızı söylediler. Yaklaşık iki yıl kadar çalıştık. Casusluk yaptığına şahit olmadım bir şüphem olmadı. Olsaydı kesinlikle işin içinde olamazdım. İşin farklı boyutlarda olduğun tahmin etmedim ki öyle bir samimiyetimiz yoktu” dedi.


















