
DÜNYA KUPASI BÜYÜK İMZA
Bundan sonrası için planınız nedir?
Başarı geldikçe insan devam etmek istiyor. Milli Takım’la öyle bir bağım var ki bırakmak istemiyorum. Çok büyük bir emek var. Sadece benim değil oyuncularımın da. Bir sinerji yakaladık. Bir majör turnuvaya gitmeden de bırakmak istemem.
Erkeklerden sonra kadınlar olarak da Dünya Kupası’na gideceğiz o zaman?
İnşallah. Bir imza atmak istiyorum. Dünya Kupası’na gitmek büyük bir imzadır ve her hocanın hayalidir.
GÜZEL SOFRA HAZIRLAR
İnsanın annesinin milli takımın hocası olması nasıl bir duygu Ali?
Hem iyi hem kötü. Ünlü olması iyi ama kamplara gittiği için onu özlüyorum. Arkadaşlarıma annem teknik direktör dediğimde ‘ooo’ yapıyorlar.
Önemli maçlar öncesi ona nasıl destek oluyorsun. Totemleriniz var mı?
Yok. (Necla hoca lafa giriyor) Dedenle dua ediyorsun ya onu söylesene. Oğlum son okul gezisine gittiğinde bana kolye aldı. O kolyeyi hiç çıkarmıyorum. Çünkü oğlumun bana aldığı ilk hediye ve uğur olarak da düşünüyorum.
Futbolla aran nasıl?
Defansta oynuyorum. Bazen kaleye geçiyorum. Annem kamplara gittiği için futbolu çok sevmiyorum.
Annen bir erkek takımını çalıştırsa hangisi olsun isterdin?
Çok kampa gitmeyen bir takımı çalıştırabilir. Benim için önemli olan o.
En güzel hangi yemeği yapar?
Tostu iyi yapar. Yemek yapamıyor ama annem çok güzel sofra hazırlıyor.
TOP ATMAYIN BEBEK VAR!
9 aylık süreç sekte vurmuyor mu?
Vurmadı inanın. Benim doktorum en son şunu söyledi, “Uçakta doğuracaksın, artık lütfen gel.” Ben futbol köyüne de gittim, seçmelere de gittim, kampa gittim, resmi maça çıktım. Herkes inanılmaz telaşlandı. Bayağı da hamileydim 26 kilo almış bir anne olarak. Kocaman bir karınla sahaya da çıktım. Eğitime gidince de hocalardan rica ediyordum “Karnıma doğru top atmayın bebek var” diye. İnanılmaz anılarım oldu. Bütün işlerimi de kendim yaptım.
HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİTSİN
Ali’ye dair en büyük hayaliniz nedir?
Hayallerinin peşinden gitmeyi seven bir çocuk. Çok hayal kuruyor, ben de öyle biriyimdir. Çok sağlıklı olsun. Sağlıklı bir şekilde hayallerinin peşinden gideceği imkânları ben ona sunayım. Her işin iyisini yapmaya çalışacak, beni gücendirmeyecek, topluma faydalı olacak bir çocuk olacağını düşünüyorum. Sağlıkla büyüsün ve kendi istediği mesleği yapsın. Bunu çok istiyorum.
O OYUNU OYNAMA
Bu çağ, felaket olayları sizi korkutmuyor mu?
Ödüm kopuyor. Dünyada çok büyük bir değişim süreci var. Sürekli ‘Aman ha oraya gitme, o oyunu oynama’ dediğim için Ali de bu durumdan çok bedbaht. Dipdibe olmaya çalışıyorum. Güvenli bir ortamda okusun istiyorsunuz, güvenli ortamdan çıkınca bir spor, bir sanat etkinliği yapsın istiyorsunuz. Biz çözümü böyle bulduk.
ARKAMDA DAĞ GİBİ
Maç günü veya kamp sırasında “Anne özledim” ya da “hastayım” dediğinde ne hissediyorsunuz?
Ali 10 yaşına geldi, 10 senedir kampa gidiyorum ama her ayrılışımız vicdan azabı. Zaman zaman hasta da bırakıyorum fakat şundan çok eminim; annem, babam, eşim var çok iyi bakacaklar. Ama o an yanında olamamak içten içe sizi bitiriyor.
Ali’nin tribünde sizi izlediği bir maçın heyecanı diğerlerinden farklı mı?
Ali her maçıma geliyor sağ olsun. Benim çok büyük bir uğurum. O gelince kendimi daha rahat hissediyorum ama şunu da biliyorum ki Ali benden daha stresli. Bununla başa çıkmak için de başka şeylerle ilgileniyor, maçı izlemiyor. Ali ve ailem olduğu zaman çok mutlu ve rahat oluyorum. Üzüntümüzü de sevincimizi de birlikte yaşıyoruz. Onun orada olması arkamda dağ gibi oğlum var hissini uyandırıyor.


















