Bursa ilk olarak 1080’de Türklerin eline geçti. Daha sonra birkaç defa Bizans’la el değiştirdi. Osman Gazi, Bursa’yı 1300’lerden itibaren ablukaya almıştı. Yaklaşık 25 yıl süren kuşatma sonucunda başka çaresi kalmayan Bursa yöneticileri, 6 Nisan 1326’da şehri Osmanlılara teslim etti. Bursa, Türklerin sembol şehirlerinden oldu. Bursa, Ahmed Hamdi Tanpınar’ın deyimiyle “iliklerine kadar Türk şehri”dir
Yarın Bursa‘nın Osmanlılar tarafından fethinin 700. yılı. Bursa, Osmanlı kültürüyle özdeşleşmiş, Ahmed Hamdi Tanpınar’ın deyimiyle “iliklerine kadar Türk şehri”dir. Bursa, Sadrazam Keçecizâde Fuad Paşa’nın tabiriyle “Osmanlı tarihinin dibacesi”dir.
TEKFURLARDAN KARŞI HAMLE
27 Temmuz 1302 tarihinde Osman Gazi komutasındaki Osmanlı birliklerinin Koyunhisar’da Bizans ordusu karşısında mutlak bir zafer kazanmasından sonra Bursa’nın da kaderi değişmeye başladı. Osman Gazi, zaferden sonra bölgenin önemli şehirlerinden birisi olan Bursa üzerine hareket etti. Bizans İmparatoru da Bapheus zaferinden sonra önemli bir tehdit hâline gelen Osman Gazi’yi durdurmak için Bursa civarındaki tekfurlara emir vermişti.
Bursa tekfuru, Osmanlıların ilerlemelerinden rahatsızdı. Çevredeki tekfurlarla ittifak kurup, “Bu Türk’ün üzerine varalım, onu aradan temizleyelim ve hiç adını, şanını şöhretini bırakmayalım ve şerrinden kurtulalım” dediler. Bursa, Kestel, Kite, Adranos ve Bidnos tekfurları birleşip Yenişehir Ovası ile Bursa Ovası’nı birbirinden ayıran Dimbos Geçidi’ni geçerek Osman Gazi’nin merkezi Yenişehir’e doğru yürüdüler.
Osmanlı kuvvetleri, düşmanı Koyunhisarı’nda karşılayınca, tekfurlar Dimbos Geçidi’ne çekildiler. Osman Gazi, Dimbos Geçidi’nde meydana gelen muharebeyi kazandı. Kestel tekfuru savaş meydanında öldürüldü, Bursa ve Orhaneli tekfurları ise kaçmayı başardılar. 1303’teki Dimbos zaferi ile Ulubad’a kadar Bursa ovası ve Uludağ, Türkmen yerleşmesine açıldı.
Türklerin savaşta çok sayıda şehitleri vardı. Şehitler arasında Osman Gazi’nin kardeşi Gündüz Alp’in oğlu Aydoğdu da vardı. Aydoğdu’nun mezarı zamanla bir ziyaret yeri hâline geldi. Bir at hastalansa onun mezarına götürüp mezarı üç kez dolandırırlardı.

19. yüzyılda Bursa.
KUŞATMA UZUN SÜRDÜ
Bursa müstahkem surlarla korunduğu için fethi hemen mümkün olmadı. Fethedilememesinin bir diğer sebebi de Bursa surları üzerinden Osmanlı askerlerine ok yağdıran iki keskin nişancıydı. Bir Osmanlı okçusu, surların dibine gelerek bu keskin nişancıları öldürdükten sonra Türk tarafı bir nebze olsun rahatladı. Buna rağmen Osman Gazi’nin ilk kuşatması başarılı olamadı.
Bunun ardından Osman Gazi, şehri kuşatmak ve tecrit ederek teslim olmaya zorlamak için şehrin etrafına Aktimur ile Balabancık adında iki adet havale kulesini bir yılda inşa ettirdi. Aktimur, Osman Gazi’nin kardeşinin oğlunun adıydı ve namlı bir komutandı. Ayrıca Bursa etrafında ilk Türk yerleşimleri de başlatıldı ve Uludağ’da Türkmen köyleri kuruldu.
Osman Gazi, 1305’ten itibaren seferlerin komutasını oğlu Orhan Gazi’ye verdi. Çünkü kendisi nikris hastalığından muzdaripti. Orhan Gazi, Bursa kuşatmasına da komuta ediyordu, ancak Osman Gazi, oğlu ile Bursa kuşatmalarına katılmış olmalıdır.
1316’dan itibaren Bursa ablukası sıkılaştırıldı. Bu yüzden şehre artık dışarıdan doğru dürüst yardım gelemiyordu. Şehirde ciddi yiyecek ve içecek sıkıntısı çekilmeye başladı. İyi beslenemeyen şehir halkı salgın hastalıklarla da mücadele ediyordu. 1324’te Osman Gazi vefat etti ve Orhan Gazi, Osmanlı Beyliği’nin başına geçti.

Orhan Gazi
ŞEHRİ TESLİM ETTİLER
Orhan Gazi, tahta çıktıktan sonra Bursa kuşatmasını sıkılaştırdı. Bursa’da halk açlıktan ölmeye başlayınca Orhan Gazi’ye haber göndererek şehri teslim edeceklerini haber verdiler. Orhan Gazi de Köse Mihal’i teslim şartlarını müzakere etmek üzere Bursa’ya gönderdi. Köse Mihal ile yapılan müzakereler sonunda Türklerin kendilerine saldırmaması koşuluyla şehri teslim edecekleri hususunda anlaşmaya varıldı. Köse Mihal, Orhan Gazi’ye gelip teslim şartını bildirdi. Orhan Gazi de bunu kabul etti.
Bursa tekfuru ile Orhan Gazi arasında kabul edilen teslim şartları şunlardı:
1- Şehre giren Osmanlı askerleri halka zarar vermeyecek (yağma olmayacak, esir alınmayacak).
2- Gitmek isteyenler mallarıyla Osmanlı askerlerinin himayesinde şehri terk edecek.
3. Teslimde Orhan Bey’e 30 bin altın ödenecek. Şartlar her iki tarafça kabul edildikten sonra Bursa, 6 Nisan 1326 tarihinde Osmanlılara kapılarını açtı.

Orhan Gazi, bir kale kuşatmasında.
TÜRKLER YERLEŞTİRİLDİ
Bursa’nın teslim alınmasından sonra şehrin tekfurunun İstanbul’a gitmesine izin verildi. Ancak şehrin tesliminde büyük rolü olan tekfurun başdanışmanı Saroz, Osmanlı hizmetine girdi. Bursa metropoliti de şehirde kalıp görevini sürdürdü. Bursa’nın Rum halkı kaleden aşağı kısımlara nakledilerek yerleştirilirken, kale ve civarında stratejik yerlere ise sadece Türkler yerleştirildi.
Bursa tekfurunun ve başdanışmanın hazineleri Orhan Gazi tarafından Osmanlı gazileri arasında taksim edildi. Orhan Gazi’nin böyle yapmasının sebebi, büyük ihtimalle şehir emanla teslim olduğu için gazilerin ganimet alamamalarıydı.
Orhan Gazi, Bursa’ya girdiğinde şehir sokaklarında yüzlerce insan ölüsü gördü. Bunun üzerine Orhan Gazi, tekfurun başdanışmanı Saroz’a, “Bu kırgın neden olmuştur?” diye sordu. Saroz da “Ekseri açlıktan kırılmıştır” cevabını verdi. Orhan Gazi, Saroz’a şehri neden teslim ettiklerini de sordu. Saroz şu cevabı verdi:
“Birçok sebep vardır. Birincisi, gördük ki sizin devletiniz gün geçtikçe büyüyor ve güçleniyor, bizim kötü bahtımız ise giderek artıyor. İkincisi baban üzerimize iki havale kulesi yapıp gitti. Etrafta hâkim olduğumuz yerler elimizden çıktı. Şehrin devleti illedir. Vilayetimiz size bağlandı ve bize itaat etmez oldu. Üçüncüsü size itaat eden rahatladı, biz de bu rahatlığa heves ettik. Dördüncüsü tekfurumuz mal biriktirdi ama vaktinde kaleye silah hazırlığı yapmadı. Kale kuşatılınca zorunlu olarak malına kıydı ama alacak silah bulamadı. Beşincisi hisar bize hapis olup açlıktan bunaldık.”

Bursa’da sultan mezarları.
İMAR FAALİYETLERİ BAŞLATILDI
Fetihten sonra Bursa’da büyük inşa faaliyetleri başlatıldı. Şehri şenlendirmek için çevre bölgelerden Türkler getirildi. Kale içindeki manastır camiye çevrildi ve bunun yanında bir Bey Sarayı’nın yapımına başlandı. Orhan Gazi gümüş sikkesini (akçe) 1327 yılında burada darbettirdi. 1339-1340’ta kalenin doğu tarafında Orhan Camii, imaret, medrese, hamam ve kervansaraydan (Beyhanı, Emirhanı) oluşan bir külliye vücuda getirildi. Şehirde yeni mahalleler kurulmaya başlandı ve buralara kurucularının isimleri verildi. Orhan Gazi, Bursa’yı beyliğin başkenti yaptı ve devlet müesseselerinin birçoğu burada kuruldu.
BİRKAÇ DEFA ELE GEÇİRİLDİ
Şehrin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor. Antik dönemde Bithinya krallarından Prusias tarafından kurulduğu için ilk ismi “Prusa”dır. Antik dönemlerde başka Prusia adlı şehirler de olduğu için Bursa’ya “Olimpos Prusası” denilmişti. Şehir Pontus Kralı Mithridatis’in mağlup edilmesinden sonra Romalıların eline geçti. Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra ise Doğu Roma yani Bizans hâkimiyetinde kaldı. Bizans hâkimiyetine geçtikten sonra Arap orduları ve Türkler tarafından şehre saldırılar düzenlendi. Türkiye Selçukluları Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah, 1080 yılında İznik’i fethedip burayı başkenti yaptıktan sonra Bursa’yı da fethetti. Şehir 1097 yılında tekrar Bizans hâkimiyetine geçti ise de bir müddet sonra tekrar Türkiye Selçuklu topraklarına dâhil edildi. 1107 yılında I. Kılıçarslan’ın ölümü üzerine Türkiye Selçukluları’nda taht mücadelesi başlayınca Bursa tekrar Bizans’ın eline geçti. 1113 yılında yine Türk hâkimiyetine girdi ancak kısa süre sonra Bizans İmparatoru Aleksis Komnenos tarafından geri alındı. Böylece Osmanlılar’ın bu bölgede faaliyet göstermelerine kadar Bizans’ın elinde kaldı. Bursa, Bizans döneminde bir kale şehir olarak kurulmuştu. Bu yüzden fethi oldukça zordu ve uzun yıllar kuşatmak gerekiyordu. Buna mukabil Türkler tarafından birkaç defa ele geçirilebilmişti. Yani müstahkem bir mevki olmasına rağmen Türklerin kuşatma taktikleri sayesinde hâkim olunmuştu.


















