“ATOM BOMBASI İSRAİL’DE, DENETÇİLER İRAN’DA”
Pezeşkiyan, İsrail’in nükleer silahlara sahip olduğunu, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na (NPT) katılmayı reddettiğini ve tüm tarihi boyunca da tek bir uluslararası müfettişe izin vermediğini vurguladı.
“Atom bombası İsrail’de ve bunlar hiçbir şekilde denetime de tabi olmadılar ancak denetçiler İran’da. İsrail öldürüyor ama yaptırım İran’a uygulanıyor.” diyen İran Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:
“Adaleti arıyorsak, dost ve rakip aynı ölçütle değerlendirilmelidir. İran, özel ayrıcalıklar aramıyor yalnızca eşit haklar talep ediyor ve sorumluluklarını da kabul etmeye hazırdır.” dedi.
“NÜKLEER SİLAH İSTEMİYORUZ ANCAK BARIŞÇIL NÜKLEER PROGRAMIMIZIN KISITLANMASINI KABUL ETMEYİZ”
İran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını yineleyen Pezeşkiyan, “Barışçıl nükleer teknoloji için hiç kimsenin iznine ihtiyaç duymuyoruz. Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nükleer silah istemiyoruz ancak barışçıl nükleer programımızın kısıtlanmasını kabul etmeyiz.” ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, meselenin ancak İran halkının haklarını ve bu programın “barışçıl niteliğini” garanti altına alacak karşılıklı bir anlaşmayla çözülebileceğini kaydetti.
“HÜRMÜZ BOĞAZI SULARINDA GÜVENSİZLİK OLUŞTURMAK İSTEMİYORUZ”
Hürmüz Boğazı’ndaki duruma ve ABD’nin deniz ablukasına da konuşmasında değinen Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
“İran, komşularını güvenlik rakipleri olarak görmüyor; güçlü komşulara sahip olmak istiyoruz. Hürmüz Boğazı sularında güvensizlik oluşturmak istemiyoruz. Aynı zamanda bu su yolunu bize karşı saldırganlıklarını dayatmak, bize güvensizlik getirmek ve kendi su yollarımıza erişimimizi engellemek için kullanamazlar. Kendi su yolumuza erişimimizi kapatıyorlar. Bu su yolunun çevresindeki tüm topraklara güvensizlik getirmek için füze ve ölümcül askeri teknolojiler tedarik etmeye devam ediyorlar.”
Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran, düşmanlarını herhangi bir saldırıya karşı üzücü bir yanıt vereceği konusunda açıkça uyararak, karşılıklı saygıya dayalı diplomasi ve rasyonel diyaloğa her zaman hazır olduğunu ancak hiçbir koşulda baskı ve güç ve tehdit yoluyla taleplerin dayatılmasını kabul etmeyeceğini vurgulamaktadır.”
Haber Girişi












