Bazı kamu kurumlarında görevli yöneticilerin e-imzaları kullanılarak sahte belge düzenlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmalarda, üç dosyanın birleştirilmesiyle 29’u tutuklu toplam 322 sanığın yargılanmasına Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmaya, aralarında elebaşı Ziya Kadiroğlu’nun da bulunduğu 29 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, aynı suçtan 123 kişi hakkında düzenlenen iddianamenin mevcut dava dosyasıyla birleştirildiğini hatırlatarak, birleştirilen dosya kapsamında savunmalarını için sanıklara söz verdi.
“OKULSUZ DİPLOMA OLUR MU? YAP DA GÖRELİM”
Tutuksuz sanık Abdullah Bahçeci, dosyada adı geçen hiç kimseyi tanımadığını, söz konusu belgeyi üç yıllık eğitim sürecinin ardından edindiğini öne sürerek, herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmadığını savundu ve beraatini talep etti. Tutuklu sanık Enver Yılmaz, Ziya Kadiroğlu’nun ayda bir Ankara’ya geldiğinde kendi evinde kaldığını anlatarak, “Son üç ziyaretinde esprili bir üslupla, ‘Belediye başkan adayı oldunuz, encümen adayı oldunuz ancak diplomanız yok, sana diploma ayarlayalım’ dedi. Ben de ‘Hocam, öyle şey olur mu, okulsuz diploma olur mu, yap da görelim’ diye karşılık verdim. Yaklaşık bir ay sonra yeniden geldiğinde telefonumu istedi. Sisteme girip bir diploma gösterdi. Bunun üzerine telefonu alıp fırlattım, kendisine kızdım. ‘Topluma mal olmuş bir insanım, bu tür işler bana zarar verir, derhal silmeni istiyorum’ dedim. O da hemen sildiğini söyledi. Daha sonra kontrol ettiğimde diplomanın sistemden silindiğini gördüm” ifadelerini kullandı.
BAĞIŞ YAPMASI İSTENMİŞ
Tutuksuz sanık Ali Çiçekli, evini home ofis olarak kullanması amacıyla Ziya Kadiroğlu’na verdiğini belirterek, hakkında yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini, kimlik bilgilerinin bilgisi dışında alınarak işlem yapıldığını savundu. Başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan sanık Velat Çelikten, yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini, suçlamalardan ancak cezaevinde haberdar olduğunu belirterek, “Açıköğretimde üç dersim kalmıştı. Denklik yapıldığı söylendi, bağış yapmam istendi. A.D’ye para gönderdim. Bildiğim tek şey budur” şeklinde savunma yaptı. Tutuklu sanık Zeynep Karacan, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, yaşanan olaylarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını savundu.
Söz verilen tutuklu sanık Abdurrahim Dursun, herhangi bir örgütle bağlantısının bulunmadığını ve dosyada adı geçen kişileri tanımadığını ileri sürerek, “7 Ekim’den bu yana aynı ifadeleri veriyorum. Sosyal medyada paylaşım dahi yapamam, bir şey paylaşacağım zaman kızıma söylerim. Kimseden para almadım. Mağdur olan benim ancak cezaevinde bulunan da benim. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, mahkemeden tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Sanık müdafileri, önceki savunmalarını yineleyerek müvekkillerinin tahliyesine karar verilmesini talep etti. Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı ise delillerin karartılma ihtimali gözönünde bulundurularak sanıkların mevcut hallerinin devamını istedi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tüm sanıkların mevcut hallerinin devamını hükmetti. Duruşma 10 Nisan’a erteledi.


















