
Savunma sanayisinde 2028 yılı hedefinin “158 bin istihdam” olduğunu bildiren Yılmaz, “Savunma ve havacılık sanayisi ihracatını sürdürülebilir şekilde iki haneli milyar dolarlar bazında konumlandırmamız ancak insan kaynağıyla mümkün. Bu insan kaynağını ne kadar geliştirirsek üretim ve ihracat kapasitemizi de o ölçüde güvenceye almış oluruz. Bu çerçevede Savunma Sanayi Başkanlığımız liderliğinde yürütülen Milli Yetkinlik Hamlesi’ni, Türkiye’nin insan kaynağını stratejik sektörlerin ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde buluşturan bütüncül bir yetkinlik seferberliği olarak ele alıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, savunma sanayisinin güvenlik, bağımsız bir dış politika ile ekonomik ve sosyal refah açısından kritik bir sektör olduğunun altını çizerek, “Savunma sanayisinde elde edilen yetkinlikler zamanla ekonominin tamamına sirayet ediyor, diğer sektörleri de etkiliyor, dönüştürüyor. Buradaki insan kaynağına da böyle bakmak gerekir diye düşünüyorum. Burada yetişen insan kaynağı, diğer bütün sanayi sektörlerini etkiliyor.” şeklinde konuştu.
Küresel ölçekteki rekabetin yetkinlik, uyum kabiliyeti ve problem çözme kapasitesi üzerinden ilerlemesinin politika tasarımında da net bir çerçeveyi gerekli kıldığını vurgulayan Yılmaz, “Burada en önemli gördüğümüz ilk husus, sektörlerin hangi yetkinliklere, hangi hızda ihtiyaç duyduğunu doğru şekilde okumak, veriye dayalı bir şekilde planlama yapmak.” dedi.
Bugünün ihtiyaçlarına göre kurgulanmış bir eğitim sisteminin gerekli ama yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
“Geleceğin ihtiyaçlarını da şimdiden okuyan, gören, ona göre müfredatları, yetkililikleri tanımlayan bir eğitim sistemine ihtiyaç var. Bu da iyi bir planlamayla olabilir. İkincisi, eğitim ve istihdam arasındaki uyumu artıran bir yapı. Eğitim sistemimizde kazandırılan niteliklerle piyasanın örtüşmesi. Bu örtüşmezse istihdam imkanı da olmaz. Dolayısıyla bu programların istihdam edilebilirliği artırması lazım. Üçüncü olarak, hızlı değişen teknolojik ortamda rekabet gücünü koruyabilmek için yaşam boyu öğrenmenin ülke ölçeğinde kurumsal bir standart haline gelmesi.”
“STAJ İMKANLARINI AÇSINLAR Kİ GENÇLERİMİZ ÇOK DAHA BÜYÜK KATKILAR SUNSUN”
Yılmaz, yetenek yönetiminin, kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafından ortak biçimde sahiplenilmesi gereken bir alan olduğunu belirtti. Yılmaz, kamunun rolünün, hedefleri ortaya koymak, standartları belirlemek, koordinasyonu sağlamak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek olduğuna işaret ederek, “İnsan kaynaklarına yatırımı, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin en stratejik alanı olarak görüyoruz.” dedi.
Gençlerin öğrenciyken iş hayatıyla tanışmasını, özel sektörle, uygulamayla muhatap olmasını çok kıymetli bulduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu anlamda Ulusal Staj Programımız var. Bunu uyguluyoruz. Burada yalnızca akademik başarıyı değil, gençlerimizin yetkinliklerine dayalı bir değerlendirme yaklaşımını esas alıyoruz. Buradan özel sektöre, firmalarımıza seslenmek istiyorum. Biraz staj konusunda tereddütlü davranan firmalar olduğunu biliyorum. Böyle bakmasınlar. Staj imkanlarını açsınlar ki gelecekte bu gençlerimiz çok daha büyük katkılar sunsun.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, bölgesel kariyer fuarlarında 1 milyondan fazla öğrenci ve mezunu, işverenler ve kariyer imkanlarıyla buluşturduklarını, TEKNOFEST gibi marka haline gelmiş faaliyetlerin çocuklara, gençlere özgüven kazandırdığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu fuarları yalnızca birer tanıtım alanı değil, karşılıklı etkileşime dayalı bilgilendirme, yönlendirme ve rehberlik alanları olarak konumlandırıyoruz. Böylece gençlerimizin iş dünyasını yakından tanımalarını, beklentileri doğru okumalarını ve kariyerlerini daha bilinçli bir şekilde yönlendirmelerini sağlayarak, istihdam edilebilirliklerini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yine Kariyer Kapısı dediğimiz bir kapımız var, e-devlet çerçevesi içinde. Burada da sunduğumuz hizmetlerle kamu işe alım süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak erişilebilir, adil ve güvenilir bir sistem oluşturduk. Kariyer Kapısı, bu anlamda güven unsurunu pekiştiren, aynı zamanda bürokrasiyi en aza indiren çok bir iyi uygulama diye buradan ifade etmek istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin teknoloji geliştiren, standart üreten ve bu standartları uluslararası alana taşıyan bir ülke olma yolunda ciddi bir ilerleme kaydettiğini belirterek, Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin farklı sektörlerden iyi uygulamaları bir araya getirip, ortak bir anlayış sağlayacağına, buradan çıkan sonuçların ülkenin küresel rekabet kapasitesine değerli katkılar yapacağına yürekten inandığını söyledi.

















