İstanbul’un tarihi yarımadasında yer alan Milyon Taşı, yüzyıllar boyunca dünyanın merkezini temsil eden sembolik bir nokta olarak kabul edildi. Dünyanın dört bir yanına uzanan yolların mesafeleri bu noktadan ölçülüyordu. Milyon Taşı yalnızca bir kilometre taşı değil, aynı zamanda bir medeniyet iddiasının, bir dünya tasavvurunun ve küresel etkileşimin başlangıç koordinatının sembolü olarak da görülüyordu. Kıtaların, kültürlerin, ticaret yollarının ve medeniyetlerin kesiştiği İstanbul, bu yönüyle dünyanın merkezi olarak kabul edilen eşsiz bir konuma sahip.
Bugün, bu ölçüde tarihi bir misyonu olan İstanbul, insanlığın karşı karşıya bulunduğu en büyük ortak sınamalardan biri olan iklim değişikliği, çevresel bozulma ve kaynak krizleri karşısında yeni bir küresel yolculuğun başlangıç noktalarından biri haline geliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan‘ın himayelerinde, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde küresel ölçekte genişleyen Sıfır Atık Hareketi, artık yalnızca Türkiye’nin çevre politikalarının önemli bir unsuru değil; aynı zamanda küresel iklim ve çevre diplomasisinin dikkatle takip edilen örnek girişimlerinden birisi durumuna yükselmiş durumda.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu‘nun aldığı kararlarla uluslararası bir boyut kazanan bu çok değerli hareket, çevre politikalarını kalkınma, kaynak verimliliği, sosyal adalet ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleştiren yeni bir yaklaşımı temsil ediyor. İstanbul Valiliği himayesinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen Uluslararası Sıfır Atık Haftası ve Sıfır Atık Forumu 2026, bu yaklaşımın ulaştığı küresel ölçeği göstermesi bakımından son derece önemliydi. 183 ülkeden temsilcilerin, yüzlerce kurum ve kuruluşun ve binlerce katılımcının bir araya geldiği Forum, İstanbul’u bir kez daha medeniyetlerin, fikirlerin ve ortak gelecek arayışlarının buluşma noktası haline getirdi.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ifade ettikleri üzere, bu buluşma, ‘insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma’ niteliği taşıyordu. Aynı zamanda, Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır uluslararası platformlarda dile getirdiği ‘Dünya beşten büyüktür; çünkü, insanlık beşten büyüktür’ yaklaşımının çevre ve iklim alanındaki güçlü bir yansımasını oluşturuyordu. Türkiye’nin öncülük ettiği bu ölçüde küresel boyut kazanmış bir çevre hareketi ile ortaya çıkan tablo, esasen çevre meselesinin de çok ötesine geçmiş durumda. Sıfır Atık yaklaşımı, artık yalnızca atık yönetimiyle ilgili teknik bir model olmayıp; kaynak verimliliğini merkeze alan, döngüsel ekonomiyi destekleyen, sürdürülebilir şehirleri teşvik eden, gıda güvenliğini güçlendiren ve toplumsal dayanıklılığı artıran bütüncül bir kalkınma vizyonu olarak karşımıza çıkıyor
Forum kapsamında yayımlanan Küresel İklim Eylemi Ortak Bildirisi de bu yaklaşımın uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu göstermekte. COP30 ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonlarının öncülüğünde hazırlanan bildiride, sıfır atık ve döngüsel ekonomi uygulamaları Paris Anlaşması’nın hedeflerinin hayata geçirilmesinde stratejik araçlar olarak belirlenmiştir. Böylece, İstanbul’dan verilen mesaj yalnızca çevreyi korumaya yönelik bir çağrı olmayıp, aynı zamanda iklim hedeflerinin uygulamaya geçirilmesine yönelik somut bir yol haritası niteliği kazanmıştır.
Bu noktada Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin forumdaki önemli ve dikkat çekici tespitlerinden birisi, iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu bulunduğu; ancak sıfır atığın bütün bu yolları birleştiren bir köprü olduğu gerçeğidir. Gerçekten de enerji dönüşümünden gıda güvenliğine, şehir planlamasından tüketim alışkanlıklarına kadar uzanan geniş bir alanda sıfır atık yaklaşımı, iklim mücadelesinin en dönüştürücü unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Forumun uluslararası boyutunu güçlendiren önemli isimlerden, Birleşmiş Milletler Habitat Programı İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach’ın plansız kentleşmenin şehirleri daha kırılgan hale getirdiği, kompakt, dirençli ve sürdürülebilir şehir modellerinin önemine işaret eden konuşması da ilgi çekti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise, iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulma başlıklarının herhangi bir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmaktan çıktığının altını çizdi. İnsanlığın ortak geleceğini ilgilendiren bu meydan okumalar karşısında ortak akıl, ortak sorumluluk ve ortak eylem anlayışının oluşturulmasında, İstanbul, ‘Sıfır Atık’ın Milyon Taşı olacak.


















