Son dakika | AHBAP korosundan Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır’ın ifadeleri ortaya çıktı! “Sorumluluk hissetmiyorum”

spot_img


HALUK LEVENT’E “LAKAYIT TAVIR” ELEŞTİRİSİ

Özlem Gürses, Haluk Levent’i deprem felaketinin üçüncü yıl dönümünde Hatay’dan canlı yayına konuk aldıklarını söyledi. Bu yayında Levent’in ofis sandalyesinde oturarak depremzedelerden bahsettiğini ve tavrını “lakayit” bulduğunu ifade etti.

Gürses, bu rahatsızlığını yayın sırasında reji ekibine ilettiğini, programın da deprem sonrası yerine getirilmeyen vaatleri sorgulayan bir içerikte olduğunu anlattı. Yayında müteahhidi kaçan projelerde mağdur olan iki depremzede avukatını konuk ettiğini belirten Gürses, bunun verilen sözlerin peşinde olduğunun göstergesi olduğunu savundu.

“ÖRGÜTSEL YAPI VARSA FARKINDA DEĞİLDİM”

İfadesinde “Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kurulduysa ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldıysa ben bunun farkında değildim” diyen Gürses, Ahbap ve Babala’nın rakibi görülen kuruluşlara çağrı yapan kişilerin karalanmış olabileceğini de bilmediğini söyledi.

Gürses, “Bu denli büyük bir travma içinde bunu düşündülerse yazıklar olsun” diyerek olası manipülasyona tepki gösterdi.

“KAMU GÖREVLİLERİYLE FOTOĞRAF VEREREK KAFALARI KARIŞTIRDI”

Özlem Gürses, Haluk Levent’in kamu görevlileriyle ve sahada çekilen fotoğraflarla güven algısı oluşturduğunu savundu. “Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı” diyen Gürses, buna rağmen özür dilemesini gerektirecek bir eylemde bulunmadığını söyledi.

Devlet kurumlarına saygılı olduğunu, Ahbap ve Kızılay dâhil bütün yapıların denetlenmesi gerektiğini savunan Gürses, o dönemde hiçbir kuruma özel destek çağrısı yapmadığını söyledi. Gürses, Kızılay’ın çadır satışı tartışmalarının vatandaşlarda tereddüt oluşturduğunu, buna karşılık Ahbap’ın da aynı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

BİRİ SORUMLULUK KABUL ETMEDİ, DİĞERİ “MAĞDURUM” DEDİ

İki ifade arasındaki en belirgin fark, yaşananlara ilişkin kişisel sorumluluk ve pişmanlık yaklaşımında ortaya çıktı. Özlem Gürses, bağış çağrısı yapmadığını, şeffaflık ve denetim talep ettiğini, bu nedenle sorumluluk hissetmediğini söyledi. İtibarının bilgisi dışında kullanılması hâlinde ise şikâyetçi olacağını açıkladı.

Hazal Kaya ise AHBAP’a 120 bin TL bağış yaptığını belirterek kendisini doğrudan mağdur olarak tanımladı. Bağışının nereye gittiğini öğrenmek istediğini, güveninin zedelendiğini ve gerekirse şikâyetçi olacağını söyledi. Kaya’nın “Bahis ve kumarda harcamak alçakça bir harekettir” sözleri, soruşturma sonrasında yaşanan öfke ve pişmanlığın en açık ifadesi oldu.

KAMUOYU GÜVENİ SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE

İfadeler, soruşturmanın yalnızca bağışların mali akıbetiyle değil, kamuoyunda tanınan isimlerin oluşturduğu güvenin nasıl kullanıldığıyla da ilgilendiğini ortaya koydu.

Hazal Kaya, kamuoyu nezdindeki bilinirliklerinin bağış toplamak için kullanılmasını topluma karşı işlenmiş bir kötülük olarak değerlendirirken; Özlem Gürses, böyle bir kullanımın tespit edilmesi hâlinde şikâyetçi olacağını söyledi.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img