Terör örgütünün tasfiyesinde yeni aşama!

spot_img


Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge hedefinde, yepyeni bir aşamaya geçiliyor. Ama ihtiyatı elden bırakmadan! Adına ister terör örgütü PKK’nın tasfiyesi densin isterse demokratik entegrasyon… Ana doğrultu bellidir. Terör örgütünün silahtan arındırılması, siyasi alanın kontrollü biçimde açılması, idari, hukuki, sosyo-ekonomik düzenlemelerin yapılması. Bütün bunlar yapılırken şehitlerin aziz hatırasının ve gazilerimizin özverilerinin incitilmemesi. Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz verilmemesi!

Küresel örnekler de gösteriyor ki… Terör örgütlerinin silahsızlandırılması zor, zorlu, yer yer kesintili, çoğu zaman sancılı süreçlerden geçilerek belli bir noktaya gelebiliyor.

Örneğin, İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) silah bırakma ve tasfiye süreci, resmî olarak 7 yıl, ilk ateşkes tarihinden itibaren ise 11 yıl sürmüş.

Veya

İspanya‘daki Bask ayrılıkçı terör örgütü ETA’nın nihai olarak tasfiyesi, ilk kalıcı eylemsizlik kararından itibaren yaklaşık 7 yılı, silah bırakmanın başlamasından itibaren ise 1 yılı bulmuş!

Bizde ise…

Terörsüz Türkiye iradesinin temelinin atıldığı tarih olarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın 25-26 Ağustos 2025 tarihlerinde Ahlat ve Malazgirt’te yaptığı konuşmalardaki şu mesajları esas alınabilir:

“Bizim, her şeyden önce iç cephemizi, yani milletimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini ve dayanışmasını tahkim etmemiz gerekiyor. İç cephemiz sağlam durdukça, hiçbir sinsi oyun, hiçbir hain tuzak Türkiye’ye zarar veremez!”

Terörsüz Türkiye idealinin en kritik eşiğinin aşılmasında ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin 22 Ekim 2025 tarihli grup toplantısındaki o ezber bozan çıkışının tarihi rolü vurgulanabilir. İmralı’ya atıfla… “…Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın!”

O günden bugüne pek çok aşama kat edildi. İmralı’nın silahlara veda ve örgütü fesih çağrısı, örgütün fesih kararını açıklaması, ilk silah bırakma hamlesi… 5 Ağustos 2025’te TBMM‘de Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulması. 18 Şubat 2026 tarihinde komisyon raporunun ezici çoğunlukla kabulü.

Ancak o raporda…

Yasal veya idari düzenlemeye geçilmeden önce, terör örgütünün silah bıraktığının ve kendini feshettiğinin devlet tarafından somut, ölçülebilir ve doğrulanabilir biçimde tespit edilmesinin şart koşulduğu da unutulmamalı…

Zira, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattığı kirli savaşta, Kürt kartının açılması… Siyonistlerce silahlandırılmış Kürt gruplarının rejime karşı isyana teşvik edilmesi… Türkiye’nin bu kanlı senaryoyu durdurması… İran’daki belirsizlik bahanesiyle Kandil’in silah bırakma kararını fiilen askıya alması… DEM Parti’den milletin sinir uçlarına basan çatlak sesler çıkması… Sürecin derlenip toparlanması adına MHP lideri Bahçeli’nin Öcalan için “statü” önermesi…

Ve bu zincire eklenen güncel halka olarak…

18 Haziran 2026 tarihli MGK Bildirisi’ndeki o cümle…”Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılması maksadıyla milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki ‘güçlü irade’ teyit edilmiştir!”

Ve nihayet Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, dünkü AK Parti Grup toplantısındaki net ifadeleri:

“…Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi, sorunların çözüm adresi olan Meclis’in takdirine sunacağız. …Tekrar bir ‘Yenikapı Ruhu’ aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken yer, Terörsüz Türkiye sürecidir!”

Peki bundan sonra ne olacak?

Tabii ki fikri hazırlık çabaları, toplumun nabzını tutma faaliyetleri, iç ve dış gelişmeleri gözeterek seri adımlar atma gerekliliği ve milli hassasiyetler birlikte el alınacak.

“Önce silah bırak, sonra çerçeve yasa çıksın” şeklindeki ön şarta endeksli model bir nebze esnetilecek. Bir bakıma “Eş zamanlılık” modeline geçilecek. Terör örgütü mensuplarının silahlarını bırakması halinde muhatap olacakları yasal ve yönetsel prosedürler ete kemiğe büründürülecek. Çerçeve yasa teklifi TBMM’ye sunulacak ve Meclis tatile girmeden çıkarılmasına gayret edilecek. Silahsızlanmanın mutlak zarureti gereği MİT’in sahadan bildirimi ve bu durumun MGK tarafından tespit ve teyit koşuları kod yasaya yazılacak. Cezasızlık algısı yaratılmadan, örgüt üyesi olup suça bulaşmamışlar ile örgütün lider kadrosunun durumu ayrı ayrı ele alınacak. Örgüt mensuplarına silah bırakmayı takiben girecekleri meşru çıkış yolları ile günlük hayata veya siyaset iştirak seçenekleri açık şans olarak sunulacak. Şansın kullanımı ise silahsızlanmaya bağlı kalacak!



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img