Politico dergisine konuşan yetkililere göre, ABD’li petrol şirketlerinin tazminat alabilmesi, Trump yönetiminin sunduğu koşula bağlandı.
Yetkililer, Trump yönetiminin petrol şirketi yöneticilerine, “sondaj kuleleri, boru hatları ve el konulan diğer varlıklar için tazminat isteyen firmaların, Venezuela’nın çökmüş petrol altyapısını yeniden ayağa kaldırmak üzere sahaya dönmeye hazır olmaları gerektiğini ilettiğini” aktardı.
Ancak haberde, sektör temsilcilerinin, ülkedeki siyasi belirsizlik, güvenlik riskleri ve altyapının ileri derecede yıpranmış olması nedeniyle Trump yönetiminin şartlı desteğine temkinli yaklaştığı belirtildi.
Bir sektör yetkilisi, “Mesajları net, tazminat istiyorsanız sahaya girmeniz gerekiyor.” diyerek bu teklifin son 10 gündür masada olduğunu iddia etti.
Mevcut altyapının harap durumda olduğunu ifade eden yetkili, sektörün önde gelen şirketlerin sistemi işler hale getirmek için ne gerektiğini sağlıklı şekilde değerlendirmediğini kaydetti.
İsmini vermek istemeyen bir şirket yöneticisi ise “ABD, Amerikan petrol şirketlerini Venezuela’ya gitmeye ikna edebilir mi? Belki.” diyerek, bunun ancak bu şirketlerin ABD hükümetiyle doğrudan sözleşme yapabilmesi halinde mümkün olabileceğini ifade etti.
“ABD’NİN DEV PETROL ŞİRKETLERİNİ (VENEZUELA’DA) DEVREYE SOKACAĞIZ”
Venezuela, dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervine ev sahipliği yapmasına rağmen bozulan altyapı, uluslararası yaptırımlar ve yatırım eksikliği nedeniyle potansiyelinin oldukça altında üretim yapıyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre Venezuela, 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 303 milyar varille dünyanın en büyük kanıtlanmış ham petrol rezervlerine sahip bulunuyor.
Trump dün, “ABD’nin dev petrol şirketlerini (Venezuela’da) devreye sokacağız, milyarlarca dolar harcayarak petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar.” diye konuşmuştu.
NE OLMUŞTU?
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dün yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.


















