Müzakerelerin İran‘ın geri adım atmasına mı yol açacağı yoksa olası askeri seçenekler için zaman kazanmayı mı amaçladığı sorusunun gündemde olduğu belirtildi. Ayrıca, İsrail’in İran’a yönelik olası Amerikan hamlelerini “nadir görülen stratejik bir fırsat” olarak değerlendirdiği, ABD’nin muhtemel bir operasyonu başlatıp tamamlamamasının ise Tel Aviv‘de en büyük endişelerden biri olduğu kaydedildi. İran’ın artan füze kapasitesinin İsrail açısından “kırmızı çizgi” olarak görüldüğü ve Netanyahu’nun Washington temaslarında bu konuyu netleştirmeyi hedeflediği ifade edildi.
İSRAİL’İN “ENDİŞELERİ”
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde, Netanyahu’nun, Washington temaslarıyla ABD-İran görüşmelerinin gidişatını etkilemeyi ve İsrail’in ulusal güvenliği açısından temel gördüğü başlıkları gündeme taşımayı amaçladığı belirtildi. Haberde, Netanyahu’nun özellikle İran’ın balistik füze programına sınırlamalar getirilmesini ve Tahran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin müzakere başlıklarına dahil edilmesini savunduğu aktarıldı. Washington’a gidecek İsrail heyetinin nihai bileşiminin henüz netleşmediği, bazı askeri yetkililerin de ziyarete katılmasının değerlendirildiği kaydedildi. Ziyaretin, planlanan tarihten yaklaşık iki hafta önceye çekildiği ifade edildi. Ayrıca, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine F-35 satışıyla ilgili temaslarda, İsrail ordusunun teknolojik üstünlüğünün korunması konusunun İsrailli ve Amerikalı yetkililer arasında konuşulduğu belirtildi.
TRUMP ÜZERİNDEKİ BASKI
İsrail gazetesi Yediot Ahronot, Netanyahu’nun Washington’a yapacağı “acil” ziyaretin, Trump yönetimini İran‘a verilebilecek tavizleri sınırlamaya zorlamayı hedeflediğini yazdı Haberde, ziyaretin erkene alınmasının iki temel nedene dayandığı belirtilerek, bunlardan ilkinin Trump’ı önceden ikna ederek Steve Witkoff ve Jared Kushner’in İranlı yetkililerle yürüttüğü görüşmelerde verilebilecek tavizlerin kapsamını daraltma isteği olduğu kaydedildi. İkinci nedenin ise İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı kapasitesini yeniden inşa etme hızının İsrail’de endişe yaratması olduğu ifade edildi. Haziran 2025’te yaşanan 12 Gün Savaşı’ndan çıkarılan dersler doğrultusunda İran’ın balistik füzeleri birincil caydırıcı unsur olarak gördüğü ve füze geliştirme ile fırlatma sistemlerini hızla yeniden kurmaya çalıştığı öne sürüldü.


















