LİMAK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Türkiye’nin inşaattan enerjiye, turizmden modern altyapıya kadar pek çok stratejik alanda, küresel ölçekte iddialı adımlar attığını söyledi. Türk iş dünyasının son 40 yılda kaydettiği olağanüstü ilerlemeye dikkat çeken Özdemir, “İnşaattan enerjiye, turizmden modern altyapıya kadar pek çok stratejik alanda Türkiye, küresel ölçekte iddialı adımlar attı. Hayata geçirilen bu büyük yatırımlar, yalnızca yaşam standartlarını yükseltmekle kalmadı, Türk özel sektörünün ve girişimciliğinin, uluslararası arenada saygın bir güç olarak tanınmasının da temellerini attı” dedi. Özdemir, “Bugün gururla Afrika’dan Avrupa’ya uzanan oldukça geniş bir coğrafyada, Türk şirketlerinin imzasını taşıyan vizyoner projelerini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

EKONOMİK CANLANMAYA KATKI
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, enflasyondaki düşüşle birlikte faizlerin de daha düşük seviyelere ineceğini ve bu durumun 2026’da üretimi destekleyerek ekonominin canlanmasına katkı sağlayacağını söyledi. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin etkisi altında girdiğini söyleyen Tosyalı, “Bu koşullar altında Türkiye ekonomisi istediği büyüme dinamiklerini yakalayamasa da yüzde 3’ler civarında bir büyüme patikasında ilerliyor. Enflasyondaki düşüşle birlikte faizler de daha düşük seviyelere inecek ve bu durum 2026’da üretimi destekleyerek ekonominin canlanmasına katkı sağlayacaktır. Tosyalı olarak önümüzdeki 5 yılda dünyanın ilk 20 çelik üreticisinden biri olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.
Türkiye’nin üretim kabiliyetini güçlendirmekle yükümlü bir sanayi grubu olduklarını ifade eden Cengiz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz, “Ülkemizin üretim gücünü, küresel rekabette öne çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Cengiz, şunları kaydetti: “Ülkemizin üretim kabiliyetini güçlendirmeyi kendine görev edinmiş büyük bir sanayi grubuyuz. 44 bini aşkın çalışanımızla ülkemiz için üretmeye, katma değer yaratmaya ve küresel rekabette Türkiye’yi daha güçlü bir konuma taşımaya devam ediyoruz. 2026’da korumacılık politikalarının daha fazla önem kazanmasıyla birlikte üretimde yerlileşme ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi küresel ekonominin ana gündemini oluşturacak. Ülkelerin küresel şoklara karşı daha dayanıklı üretim ağları kurması, ithalata bağımlılığı azaltırken milli katma değeri artıracak. Türkiye’nin enerji ve hammadde başta olmak üzere stratejik alanlarda arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla yatırımlarımızı artırıyoruz. İstihdam ve yerel kalkınmayı önceliklendireceğiz.”


















