CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ SABAH İÇİN YAZDI
Dünya belirsizliklerin, çatışmaların ve çok katmanlı krizlerin içinden geçerken Türkiye, edilgen değil belirleyici bir aktör olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde atılan adımlar, yalnızca günü kurtaran hamleler değil; bölgesel denklemleri değiştiren, tarihsel sonuçlar doğuran stratejik tercihlerdir.
SURİYE POLİTİKAMIZ ÇOK NET
Uzun süre Türkiye’nin güneyinde bir “terör devleti” kurulacağı iddiasını adeta kaçınılmaz bir senaryo gibi sunan çevreler vardı. Bugün gelinen noktada ise terör örgütünün hem ülkemizde hem de Suriye’nin kuzeyinde tasfiye sürecine girmesiyle, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının güçlendiği yeni bir dönem inşa edilmektedir. Suriye’de ülkemizin politikası çok nettir; birliğini, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini pekiştiren Suriye’de tüm etnik grupların, mezheplerin ve Nusayri, Müslüman ve Gayrimüslim, Suriye halkının tamamını kucaklayan bir yaklaşım içindeyiz.

ŞER ODAKLARI BAŞARILI OLAMAYACAK
Özellikle Kürt kardeşlerimiz ile aramıza girmeye çalışan şer odakları hiçbir zaman başarılı olamayacaktır. Kader birliği içinde kardeşliğimizi yüceltmeye devam edeceğiz. Bu tablo, Türkiye’nin güvenlik eksenli ama aynı zamanda temel hakları ve istikrarı önceleyen yaklaşımının doğruluğunu ortaya koymuştur. Uluslararası alanda takdir gören bu gelişmeler karşısında dahi içeride aynı çevrelerin, bu başarıyı gölgelemeye dönük söylemler üretmesi ise siyasi bir tercihten öte bir basiret meselesidir.
AİLE VE GENÇLERE KORUMA
Ekonomik göstergeler kadar toplumsal yapının korunması da hayati önemdedir. Azalan nüfus artış hızı ve bağımlılık türleri gibi meseleler, doğrudan geleceğimizi ilgilendirmektedir. Nüfus Politikaları Kurulu çalışmaları ve yasa dışı bahis ile kumara karşı yürürlüğe giren eylem planı, aile yapısını ve gençleri korumaya dönük bütüncül bir iradenin ürünüdür. Bu mücadele yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir kalkınma meselesidir.
KKTC’YE EŞİT ULUSLARARASI STATÜ
Türkiye’nin vizyonu hudutlarıyla sınırlı değildir. Bu vizyon, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün savunulmasını, Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde duran, rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşmasını da hedeflemektedir. KKTC ile yürütülen ekonomik ve mali iş birliği programları kapsamında eğitim, teknoloji, bilişim, sağlık ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda sürdürülen projeler, bu vizyonun temel yapı taşlarını oluşturmaktadır.

MÜREFFEH DÖNEM BAŞLAYACAK
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize her geçen gün yaklaştığımız bu sürecin tamamlanması ile birlikte ülkemizde ve bölgemizde daha huzurlu daha müreffeh bir dönem başlamış olacak. Huzurlu ve güvenli bir ortamda üretilecek refahtan ülkemizde olduğu gibi bölgemizin tüm halkları da payını alacak, geleceğe daha bir güvenle bakma imkânını doğacaktır. Suriye’de yaşanan bu gelişmelerden sonra umudumuz Gazze’de de bir an önce kalıcı barışın sağlanmasıdır. Bu yönde diplomatik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

MAZLUMLARIN UMUDU TÜRKİYE
Gazze ve Suriye dışında; Kafkaslarda, Libya ve Sudan’da, Ukrayna-Rusya savaşında ve daha birçok bölgede Türkiye diplomatik gücü, tüm taraflarla konuşabilme yaklaşımı, lider diplomasisi ile barış ve istikrara katkıda bulunmaktadır. Diplomatik gücünü caydırıcılık kapasitesi ve güçlü savunma sanayisi ile destekleyen ülkemiz milli hak ve menfaatlerini korumanın yanı sıra mazlum toplumların umuduna dönüşmüştür.

GELECEĞİ İNŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Bugün Türkiye’nin attığı her adımın ortak paydası açıktır: Güvenliği sağlayan, istikrarı kuran ve refahı büyüten bir siyaset ve devlet aklı. Günlük polemiklerin ötesinde, uzun vadeli hedeflere odaklanan bu yaklaşım; Türkiye Yüzyılı’nın temel karakterini oluşturmaktadır. Muhalefetin politika yerine polemiği tercih ettiği, gündelik tartışmalara odaklandığı bir ortamda, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak gündemimize hakim olarak ülkemizin geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz. Gelecek nesillere daha güçlü ve müreffeh bir ülke miras bırakmak için gece gündüz çalışmaya kararlıyız.

ENFLASYONDA 2027 HEDEFİ TEK HANE
Güvenlik başlığı tek başına bir hedef değildir; nihai amaç milletimizin ve bölgemizin istikrarı ile sosyal refahıdır. Bu anlayışla uyguladığımız Orta Vadeli Program, makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmeyi, mali disiplini korumayı ve enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeyi esas almaktadır. 2024 Mayıs ayından bu yana enflasyonda yaşanan 44.6 puanlık gerileme, kararlı ve koordineli politikanın sonucudur. Geçici arz şoklarına rağmen programdan taviz verilmemesi, programımıza duyulan güveni pekiştirmiştir. Hedefimiz, dezenflasyon sürecini tamamlayarak 2027 yılında tek haneli enflasyona ulaşmak; dengeli büyüme ve güçlü istihdamla üretilen refahı kalıcı biçimde toplumun tüm kesimlerine yaymaktır.

ŞOKLARA KARŞI DİRENÇ ARTTI
Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu mekanizmaları sayesinde politikalarımız eşgüdüm içinde yürütülmekte, iş dünyasının beklentileri doğrudan sürece yansıtılmaktadır. Risk primindeki düşüş, kredi notu görünümündeki iyileşme, KKM’den çıkışın tamamlanması ve tarihi seviyelerdeki rezervler; ekonomimizin şoklara karşı direncinin arttığını göstermektedir. Önümüzdeki dönemde yapısal reformlarla bu kazanımlar daha da sağlamlaştırılacaktır.

455 BİN KONUT TESLİM EDİLDİ
Asrın felaketinin ardından yürütülen yeniden inşa süreci ise devletimizin gücünün ve eriştiği kapasitenin somut bir göstergesidir. “Yıllar sürecek” denilen enkaz kaldırma ve konut üretim sürecinde 455 bin konutun 3 yıldan kısa bir sürede hak sahiplerine teslim edilmesi, sosyal devlet anlayışının ve yönetim kapasitemizin sahadaki karşılığıdır. Deprem harcamalarının etkisi azaldıkça, mali alanın genişlemesiyle birlikte vatandaşlarımızın refahına dönük imkânlar daha da artacaktır.


















