Güne zinde başlamak, yoğun bir günün ardından yorgunluğu atmak, kimi zaman koyu sohbetlerin kimi zaman da yalnız başına okunan kitabın eşlikçisi ‘Okkalı bir Türk kahvesi’dir… Eskilerde içilen o bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardı; şimdilerde ise o hatırın yerini geleceğe dair duyulan merak ve belirsizlikten doğan kaygı aldı. İnsanlar bazen eğlence olsun diye, bazen de rehberlik etsin diyerek falcıların kapısını aşındırır oldu. Bu alana olan rağbet arttıkça da kahve fincanından tarot kartlarına, şehirlerin en işlek caddelerindeki kafelerden telefonlardaki mobil uygulamalara kadar her yer ‘gelecek tacirleri’ ile dolu. Peki, ne oldu da uzman kapısı yerine falcıya koşar olduk? İçerisinde bulunduğumuz modern dünya oldukça yorucu. Okul sınav stresi, iş hayatının hızlı temposu, gelecek kaygısı, bir yandan sosyalleşeme çabası diğer yanda kariyer planları, “O mesaj gelecek mi?”, ‘Aşk beni bulacak mı?’ bekleyişi derken yeni bir güne uyanamıyor adeta maratona başlıyoruz. Zihnimiz ise sürekli bir bilinmezlikle savaşıyor. Psikologların ‘Belirsizliğe tahammülsüzlük’ dediği o boşlukta da falcılar bize altın tepside bir hediye sunuyor: UMUT… Uzman desteği almak, içsel bir yolculuğa çıkmak ve gerçeklerle yüzleşmek çoğu zaman meşakkatli bir süreç. Oysa bir falcının karşısına oturmak; bir kartın veya telvenin arasından süzülen “Üç vakte kadar her şey yoluna girecek” cümlesi, anlık bir dopamin salgısı yaratıyor. Gerçeklerden kaçıp hayal dünyasına sığınmaksa, o an için en konforlu liman gibi görünüyor.

Tarot: 800 TL
Kahve Falı: 500 TL
Su falı: 500 TL
Katina Falı: 600 TL
El falı: 400 TL
SOSYAL MEDYA FALLARI YÜKSELİŞTE
Günümüzde fal fiziki mekanlardan çıkarak ekranlara taşınmış durumda. Yüz yüze fal baktırmaya çekinenlerin sayısı da azımsanamayacak derecede. Hal böyle olunca TikTok, Instagram gibi platformlarda canlı yayınlar ve kısa videolar aracılığıyla umut ticareti yapanlar milyonlarca kişiye ulaşarak falı farklı bir boyuta taşıyor. “Bu video karşına çıktıysa bir işaret”, “Bu açılım sana özel” gibi söylemlerle kişiyi seçilmiş ve özel hissettirerek fal furyasına dahil ediyor.

KORKUTARAK BAĞLIYORLAR
Falın karanlık tarafı da yok değil. “Üzerinde büyü var”, “Enerjin tıkanmış”, “Bunu bozmazsak başına kötü şeyler gelebilir…” Son yıllarda falcılardan bu sözleri duymayan neredeyse kalmadı. Bu kehanetler yüzünden fal masum bir eğlenceden çıkarak kaygı tetikleyici bir soruna dönüşüyor. Kimi zaman umut kimi zaman korkuyla danışanları manipüle eden falcılar bu sayede insanları maddi ve manevi olarak kendine bağımlı hale getiriyor. Uzmanlar özellikle psikolojik olarak hassasiyeti bulunan kişilerin bu söylemlerden daha çok etkilendiğini dile getiriyorlar.
FİYATLAR SEMT SEMT DEĞİŞİYOR
Fal çılgınlığına kapılanlar sadece zamanlarından ve psikolojilerinden değil aynı zamanda ceplerindekilerden de oluyor. Semtten semte kafeden kafeye değişen fiyat tarifeleri falcının popülerlik derecesine göre de şekil alıyor. Özel seanslar, çifte bakımlar, su/kum gibi ilginç ritüeller derken hayatınızın en pahalı kahvesini içebilirsiniz.

GELECEĞİ KONTROL ETME ARZUSU VAR
Psikolog Hande Nacar Baş: “İnsan, varoluşu gereği belirsizlikle baş etmekte zorlanan bir varlık. Bir tür geleceği kontrol etme, belirsizlikten kurtulma yanılgısı insanı bu davranışlara daha fazla sürüklemektedir. Falcıya gitme ihtiyacı da geleceği kontrol etmek isteyen insanın yöneldiği başlıca davranışlardan biri haline gelmiş. Fal, kısa vadede kaygı düzeyini azaltan ve umudun artmasına yardımcı olan bir etkinlik ancak uzun vadede bakıldığında kişinin gerçeklikle bağını koparabilecek, sorumluluk almakta zorlanmasına sebep olabilecek ve bağımlılık riski bulunan bir yapı” ifadelerini kullandı. Birçok kişi yaşadığı sorunu bir uzmana anlatmak yerine kolay bir yol olan falcılardan “manevi rehberlik almayı” tercih ediyor. Fal baktırmanın bir kaçış olduğunu söyleyen Psikolog Hande Nacar Baş” Bugün harekete geçmek ve geleceği şekillendirmek dururken bir hayalin arkasına saklanıp geleceği kaderin ellerine bırakmak, gerçeklikten bir kaçıştır. Psikoterapi ise uzun soluklu bir yolculuk olup kişinin bolca bireysel sorumluluk almak zorunda kaldığı bir süreçtir. Dolayısıyla kısa vadede, sorumluluktan uzak bir yöntem olan fal belirsizliğin getirdiği kaygıyla baş etmek istemeyen insanın öncelikli tercihi olmaktadır” dedi.

‘BEN İNANMIYORUM ZATEN’ DERKEN BAĞIMLI OLUYORLAR
Sokaktaki kime sorsanız “Ben öylesine baktırıyorum, inanmıyorum ki!” der. Ancak bu durumun sinsice bir alışkanlığa dönüştüğünü fark etmek bazen zaman alıyor. Başta eğlence için atılan o adımlar; kararsız kalındığında, bir ayrılık acısı yaşandığında veya önemli bir karar arifesinde “Bakalım fal ne diyecek?” zorunluluğuna dönüşebiliyor.
KAZA GEÇİRECEKSİN DENDİ, KAYGIYLA YAŞADIM
Kadıköy’de bir kafeye kız arkadaşıyla birlikte gelen 25 yaşındaki Emre K. “Ben bir sağlık çalışanıyım aslında arkadaş çevrede bilimle en iç içe olan benim. Fakat kız arkadaşımın ısrarı üzere geldim. Sistem aslında eğlenceli. Bir kahve içiyoruz, fincanı çeviriyoruz ve biri gelip bir hikaye anlatıyor. Her ne kadar inanmayarak gelsem de bu buraya ilk gelişim değil. Daha önce geldiğimde bana bir kaza geçireceğim söylenmişti. Bir süre sonra benzer bir olay yaşadım. Belki tesadüftü ama çok korkmuştum. Şimdi ise ‘ya gerçek olursa’ kaygısıyla geliyorum. Karar almadan önce gelip fal baktırıyorum. Olumsuz bir şey duyarsam günüm kötü geçiyor. Şimdi sağlığım için soru sormaya geldim. Bir sağlıkçı olarak neden doktora gitmediğimi inanın ben de bilmiyorum.”
AYRILIK ACISI BENİ BURALARA DÜŞÜRDÜ
Bütün arkadaşlarını taksimdeki falcıya getiren Beyzanur S. “Eskiden hiç fal baktırmaz hatta baktıranları yadırgardım. Yaşadığım ayrılık sonrası bir psikoloğa gittim. Tabii psikolog yüzüme gerçekleri vurunca soluğu falcılarda aldım. İlk gittiğim falcının dedikleri çıkmayınca daha büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Şimdi ise duymak istediklerim bana söylenene kadar falcı falcı geziyorum. Falın sağladığı anlık rahatlama hızlı geçtiği için haftada 2 fal baktırıp hayal dünyasında yaşıyorum. Bunun farkında da olsam fal bağımlığından kurtulamıyorum. Geçenlerde bir falcıya su falı baktırdım. hayatımın aşkıyla 1 2 ay içinde tanışacağımı söyledi. Şimdi ise umutla hayatımın aşkını bekliyorum.”
İNSANLARA UMUT VERİP PARA KAZANIYORLAR
Fala inanmayanlar ise konuyu daha net değerlendiriyor. “İnsanların umutları üzerinden para kazanıldığını düşünüyorum” diyen Ebru Ö. falın eğlence sınırını aştığında zararlı olabileceğini savunuyor. Arada bir arkadaş baskısıyla fal baktırdığını söyleyen Ebru Ö. “Fal kesinlikle hayatımı yönlendirmiyor. 2-3 ayda bir eğlence için baktırıyorum. Olumsuz bir şey duymaya tahammülüm olmadığı için boşu boşuna kendimi psikolojik sorunların arasında bulmak istemiyorum. Bu sebeple fal baktırma riskine çok sık girmiyorum. Baktırdığım zamanlarda ise belli konularda baktırıyorum. Tabii ki biz kadınların vazgeçilmezi olan aşk konusundan şaşmıyorum. Denilenlere çok inanmasam da fala inanmam falsız da kalmam” yorumunu yaptı.


















