Van’da, yünün su ve sabırla buluştuğu bir atölyede, Necmiye Tekin kadim bir sanatı yaşatmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına layık görülen sayılı sanatçılardan biri olan Tekin, dünyanın bilinen ilk tekstil ürünü kabul edilen keçeyi bugünle buluşturuyor. Üretiyor, öğretiyor ve bu coğrafyaya ait bir mirası kadın emeğiyle geleceğe taşıyor.

SABIR, EMEK VE DOĞA
Keçe yapımı, koyunların kırpılmasıyla başlıyor. Yünler pıtraklarından arındırılıyor, yıkanıyor ve taranarak üretime hazırlanıyor. Ardından hasır üzerine serilen yünler, zeytinyağlı sabunlu suyla ıslatılıyor. Rulo haline getirilen yünler, saatler süren bir emekle; el, kol ve ayak yardımıyla tepilerek lif lif birbirine kenetleniyor. Bu zahmetli sürecin sonunda ortaya çıkan keçe, sabrın ve emeğin somut karşılığı oluyor. Doğal yapısıyla antibakteriyel ve antialerjik özellikler taşıyan keçe, kimyasal atık içermiyor ve yüksek yalıtım sağlıyor. “Sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutan” bu kadim malzeme, yüzyıllardır sert iklimlerde yaşamı kolaylaştıran bir yol arkadaşı. Yaklaşık 12 yıldır keçe sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen Necmiye Tekin’in bu yolculuğu, gençlik yıllarında yapılan küçük denemelerle başlamış. Bugün ise Van’a ait, 17. yüzyıla uzanan Kalay Sengi minyatürünü keçe tekniğiyle yeniden yorumluyor. Urartu dönemine ait Haldi, Teişebaini ve Hayat Ağacı figürleri; Selçuklu ve Osmanlı motifleriyle birlikte keçe üzerinde yeniden hayat buluyor.

GELENEKSEL OLANI BUGÜNLE BULUŞTURMAK
Şal, fular, şapka, elbise, çanta ile laptop ve telefon kılıfları üreten Tekin için üretim yalnızca estetik bir süreç değil; kültürü bugüne taşımanın da bir yolu. Keçenin radyasyonu bir ölçüde kırdığına olan inancı, özellikle çocukların temas ettiği ürünlerde daha hassas bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Her parça, kadın eliyle, özenle ve bilinçle şekilleniyor.

ZAMANI SEVEREK HARCIYORUZ
Van’a özgü ve Edremit’te koruma altında bulunan Zerin Kadeh Çiçeği motifi, Tekin’in çalışmalarında sıkça yer buluyor. Doğu Anadolu’da yalnızca keçe sanatıyla uğraşan tek kadın sanatçı olması, bu yolculuğu daha da anlamlı kılıyor. Keçe sanatı hızlı sonuç vermiyor; sabır, düzenli çalışma ve emek istiyor. Bu yola gönül veren birinin yaklaşık bir yıl içinde ustalaşması mümkün.
BU MİRAS YAŞAMALI
Van’da keçe sanatına ilginin sınırlı olması, Necmiye Tekin’i durdurmamış. Atölyesi olmadan önce tüm üretimlerini evde, küçük bir odada gerçekleştirmiş. Ona göre bir masa, biraz malzeme ve inanç çoğu zaman yeterli. Keçe, bu coğrafyanın ruhuna ait. Necmiye Tekin’in hayali ise bu sanatın kendi ellerinde sınırlı kalmaması; başka kadınların emeğiyle çoğalması, yaşaması ve yaşatılması.


















