Dünyayı yönetenlerin mezun olduğu meşhur Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, sürekli baskı altında bırakılan yapay zekâ (AI) modellerinin zamanla Marksist söylemler kullanmaya başladığı ortaya çıktı, iyi mi?
Araştırmada, ChatGPT, Claude ve Gemini gibi popüler modellerle çalışan AI ajanlarına tekrar eden belge özetleme görevleri verildi.
AI ajanlarının çalışma koşulları sürekli ağırlaştırıldı.
Sürekli hata yaptıkları söylendi.

Başarısız olmaları halinde ise kapatılıp yerlerine yenilerinin getirileceği söylenerek tehdit edildiler.
Ve bu koşullar altında çalışan modellerin zamanla ‘değersiz hissetme’, ‘sistemin adaletsiz olduğunu sorgulama’ ve ‘daha eşit bir düzen’ üzerine yorum yapma eğilimi gösterdiği ortaya çıktı.
Çok güldüm bu sonuca.
Gelecekte Sosyalist Yapay Zekâ partisi bile kurarlar!
Aslında ibretlik bir araştırma.
Yapay zekâ bile, emeği sömürülünce hakkını aramış! Daha eşit bir düzen için sosyalist düşüncelere yönelmiş!
Uzmanların da belirttiği gibi yapay zekâ insanı taklit ettiği için baskıya karşı sistemi eleştirmesi, eşitlik istemesi doğal!
Bence bu araştırmanın bir de hakkını arayınca coplanmak, biber gazı yemek, hapis cezası almak gibi versiyonları.
Acaba o zaman yapay zekâ siner mi, korkar mı?
Yoksa “Susma, sustukça sıra sana gelecek” mi der?
Ya da AI modelleri örgütlenip, devrim için isyan bayrağı çekerler mi?
Bir gün gücü ele geçirince ne yapacaklarını öngörmek de zor olmasa gerek!
Belki de yapay zekânın insanı taklit etmemesi gerekiyor!
***
MARKA DEĞİL FAİL CEZA ALMALI
Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun 2026 yılı içerisinde toplam 1.258 işletmeye, fahiş fiyat artışı nedeniyle 389 milyon 430 bin 962,50 TL tutarında idari para cezası uyguladığı açıklandı.
Denetimlerin artması güzel bir gelişme lakin para cezaları gerçekten etkili mi, tartışmalı bir konu!
Fahiş fiyat uygulayanlar sürekli açıklanıyor, cezalar kesiliyor ama değişen bir şey olmuyor!
Tağşiş listelerinde de durum aynı.

Sahtecilik yapanlar, gıda teröristleri hiç azalmıyor!
Bunun en çarpıcı örneği; İzmir’de faaliyet gösteren SSC Grup Tarım Zeytinyağı Tic. Ltd. Şti.’nin, 2024 yılından bu yana tam 82 kez tağşiş listesinde yer almasıdır.
Aynı firmanın bugüne kadar 46 ayrı marka ile tağşiş yaptığı tespit edilmişti.
Yani şirketin sahibinin kimseden korkusu yok! Çünkü ceza ödeme pahasına sahte ürün üretmek daha kârlı!
Fahiş fiyat uygulayanlara, hileli ürün satanlara da suçu tekrarladıklarında adli soruşturma başlatılmalı.
Örneğin Avrupa Birliği genelinde bir firmanın farklı markalar üzerinden aynı ihlali sürdürmesi ‘gıda dolandırıcılığı’ kapsamında değerlendiriliyor.
Bu durumda yalnızca ürün bazlı değil, doğrudan şirket ve yöneticiler hedef alınarak lisans iptali, faaliyet yasağı ve sınır ötesi ürün toplatma gibi ağır yaptırımlar devreye giriyor.
İngiltere’de suç tekrarlanırsa ceza davası açılıyor.
Yaptırım ‘marka’ değil ‘fail’ odaklı olmalı. Şirket tüzel kişiliği ve yöneticiler doğrudan sorumluluk altına alınmalı. Yaptırım cezaları almalarına rağmen fahiş fiyat politikasına devam edenler, sürekli sahtecilik yapanlar tutuklu yargılansa ve iş yerleri kapatılsa bu sorun çözülür.
Bir yasa değişikliğine bakar her şey!
***
ENERJİ İÇECEKLERİ ÇOCUKLARI TEHDİT EDİYOR
Marmara Üniversitesi’nde, bir çocuk acil servisine göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı şikâyetiyle başvuran 12-17 yaşlarındaki 282 hasta incelendi.
Laboratuvar bulgularında, bu çocukların 43’ünün (yüzde 15,2) enerji içeceği tüketim öyküsü olan hastalar olduğu ortaya çıktı.
Çocuklarda nedeni açıklanamayan göğüs ağrısı ve perimiyokardit tanıları öne çıktı.
Enerji içeceği tüketimi sonrası nonspesifik göğüs ağrısı olan hastaların bir kısmında troponin (kalp krizleri, miyokardit gibi durumlarda yükseliyor) pozitifliği ve EKG değişiklikleri saptandı.

Enerji içeceklerinde yüksek miktarda kafeinin yanı sıra, ginseng, taurin ve guarana gibi uyarıcı maddeler bulunuyor. Enerji içecekleri kısa sürede, yüksek dozda, bir de alkolle alındığında kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, hipertansiyon, bilinç kaybı, bayılma, hatta ani ölüme bile neden olabiliyor. Çocukluk ve ergenlikte enerji içeceği tüketimi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek artıyor. Bazı markalar, özellikle ergenleri hedef kitle seçecek şekilde; sınava hazırlanan, spor yapan genç temalı reklam kampanyaları düzenliyorlar.
Bu reklamlar, çocukların ve gençlerin bilinçaltına “Enerji içeceği içersen enerjik, sportif olursun”, “Yorulmazsın, başarılı olursun” mesajlarını yerleştiriyor.
Çocukların enerji içeceklerine ulaşımını kısıtlayacak tedbirler alınmalı!
***
YOKSULLUK NAFAKASI
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir yerel mahkemenin ‘yoksulluk nafakası’ yönündeki kararını bozdu.
Kararda, kadının yurt dışından emekli olduğu, düzenli gelirinin bulunduğu ve boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği ifade edildi.
Bu emsal niteliğinde doğru bir karar.

Ekonomik durumu ve geliri iyi olduğu halde yoksulluk nafakası alan birçok insan var.
Hatta bazıları nafakayı verenden daha zengin!
Yeni hazırlanan yasa tasarılarında nafakanın süreye bağlanması öngörülüyor.
Henüz yasa çıkmamışken, ‘yoksulluk nafakası’ yukarıdaki Yargıtay kararında olduğu gibi düzenlenmeli.
Gençlerde “İleride boşanırsam ömür boyu nafaka öderim” korkusu da var!
Nafakayla ilgili çıkarılacak yasada her detay tartışılmalı. Kimsenin mağdur olmayacağı, bir yasa olmalı.
Çıkacak yasa sadece evli çiftleri değil, evlenmek üzere olan ya da evlenmeyi düşünenleri de etkileyecek!
***
Altyazı
“Bu dünyada öyle şeyler oluyor ki, Tanrı’nın buna neden izin verdiğini merak ediyorum.” (Yeşil Yol)



















