
MAHKEMEDE CANLANDIRMA YAPTI
Davanın 5’inci celsesi avukat savunmalarıyla devam etti. Olay yerinde 2 aracın bulunması ve Emir Çelik’in hangi araçtan açılan ateşle öldüğünün tespiti için, cinayet anına ilişkin 2 farklı güvenlik kamerasını birleştiren tutuksuz sanık İ.Ç.’nin avukatı Sedat Gülen, olay yerinde yaptığı canlandırmayı mahkemeye sundu. Ateş açıldığı anda Emir Çelik’in, kuzeni İ.Ç.’nin içinde olduğu minibüse binmeye çalıştığını belirten Gülen, yaptığı canlandırmada aradaki mesafeyi metre ile ölçtü. Emir Çelik ile İ.Ç. arasındaki mesafenin 30 santim olduğuna dikkat çeken Gülen, şunları söyledi:
“Olay yerine Emir’in binmiş olduğu araca benzer bir aracı getirdik. İ.Ç.’yi ön yolcu koltuğuna oturttuk ve o minibüs tarzı aracın içerisine, Emir gibi binmeye çalışan birisini geçirdik. İ.Ç.’nin silahı ile ateş etme pozisyonunu mahkemede canlandırdık ve aradaki mesafenin 20-30 santim olduğunu mahkemeye ispatladık. Polisin ve dosyayı hazırlayan savcının iddiası, Emir Çelik’in, İ.Ç.’nin silahından çıkan kurşunla öldüğü yönündeydi. Eğer ki İ.Ç., Emir’i öldürmüşse, Emir’in yakın atış mesafesinden ölmüş olması gerekir. Böyle iddia edildiği için, Emir’in üzerinde barut izlerinin, atış artığının kalmış olması gerekirdi. Mahkemeye biz dedik ki; ‘Siz bunu Adli Tıp’a yollayın, eğer ki Emir’in üzerindeki tişörtte atış artığı varsa İ.Ç. öldürmüştür, atış artığı yoksa diğerleri öldürmüştür.”
ÖLDÜĞÜ AN ÜZERİNDE OLAN KIYAFET KRİMİNAL İNCELEMEYE GÖNDERİLDİ
Gülen’in, atış mesafesinin hesaplanması yönündeki talebi üzerine, Çelik’in öldüğü anda üzerinde olan kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi. Yapılan incelemede Emir Çelik’in kıyafetinde atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesi ile öldürüldüğü tespit edildi. Bu rapor üzerine savcının esas hakkındaki mütalaasında, müebbetle yargılanan müvekkili hakkında beraat talep ettiğini söyleyen avukat Sedat Gülen, “Emir’in olay anında üzerinde bulunan tişörtün, İstanbul’da Uzman Kriminal Polis Laboratuvarına ve Adli Tıp’a gönderilmesini ve Emir’in ölmesine neden olan kurşunun, hangi atış mesafesinden atıldığının ortaya çıkmasını mahkemeden istedik. Bizim ceza sistemimizde 3 tane atış mesafesi vardır. 1’incisi bitişik atış, yani şu parmağımı silah olarak varsayarsak, şu şekilde ateşleme sonucu birisi ölmüşse bitişik atıştan ölmüş olarak sayılır. 0 santim ile 40 santim arasında ateşleme sonucunda bir kişi ölmüşse, yakın atış sonucunda ölmüş var sayılır. 40-45 santimden sonraki atışların hepsine de uzak atış denir. Burada önemli olan şey şu, öldürülen bir kişi, bitişik atış ve yakın atış sonucu ölmüşse, o ölen kişinin üzerinde barut izi kalır. Üzerinde atış artığı olmadığı ortaya çıktı. Dolayısıyla Emir’in yakın atış mesafesinden değil, uzak atış mesafesinden öldürüldüğü ortaya çıktı” dedi.
Savcının esas hakkındaki mütalaası üzerine, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.


















