11 Eylül – HAŞMET BABAOĞLU

spot_img



Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

“Sonunda ne olduğunu biliyorsunuz… Herkes ölüyor.

Ama şimdi…

Sabahın köründe kalkmış, lüks bir kafetaryada kahvaltı etmeye mecbur kalmış herkes gibi somurtuyorlar.

Bazıları arada bir dünyanın en güzel görüntüsünün fotoğrafını çekiyor.

Dörtgen binaların arkası çepeçevre deniz.

Martılar bile bu kadar yükseğe çıkmıyor.

Windows on the World’ün müşterilerinin çoğu birbirini tanımıyor; kazara göz göze geldiklerinde gırtlaklarını temizleyip hemen gazetelerine gömülüyorlar.

Eylül başında, sabahın bu saatinde herkesin keyfi kaçık; tatil bitti çünkü…”

***

11 Eylül 2001’de American Airlines’ın 11 sefer sayılı uçağının saat 08.46’da Dünya Ticaret Merkezi’nin kuzey kulesine çarpmasından hemen öncesini “Kuzey Kulesi 107. Kat” adlı romanında Frederic Beigbeder böyle tasvir eder…

***

O gün doğan çocuklar 25 yaşında…
Şoku yaşamadılar.
Zaten olaya dair resmi anlatının da, komplo teorilerinin de gazı çoktan kaçtı…

***

Yine de şunları alt alta yazalım…
“11 Eylül 2001 saldırıları” denen olay…
2008 Küresel finans krizi veya “Büyük Durgunluk” denen olay…
Ve 11 Mart 2020’de DSÖ tarafından ilan edilen Covid-19 pandemisi…
Alın size 21. Yüzyıl için başlangıç tablosu…
Bana sorarsanız, özeti şu…
Sade insana geçmiş olsun, daha da “sadeleştirilecek” ve hiçbir şeyi tam olarak bilmesine izin verilmeyecek…

***

Hatırlamayanı, yaşı yetmeyeni…

Diyelim ki merak etti…

Oraya buraya baktı, 11 Eylül hakkında fikir edindi…

Hadi Dünya Ticaret Merkezi’nin 110 katlı iki kulesine çarpan uçakları anladık…

Ama acaba Pentagon’a çarpıp karargahın içine kadar giren (!) ve fiziki varlığını bir türlü göremediğimiz uçak neyin nesidir diye sorar mı?

Ya da herkes ve her şey yanıp eriyerek ölürken uçaklardan birindeki teröristin pasaportu kulelerin yanı başındaki caddede zarar görmemiş biçimde nasıl bulundu sorusunu ciddiye alır mı?

Bilemiyorum…

O günden sonra dünya öyle şeyler yaşadı ki…

Ve enformasyon kanalları öyle bir filtrelendi ki…

Artık “merak etmek” dediğimiz şey de magazine iliklendi; ötesi sararıp soldu.

***


NOT DEFTERİ

Klinikten geldim ama hala bir türlü kendime gelemiyorum. İnsanlara hayat bahşedenlere yardımcı olacağım diye okumak istedim; tam tersine insan, insanın içinden nasıl kazınıp çıkartılır, onu öğretiyorlar. ( MİHAİL ŞİŞKİN / Mektupların Romanı )



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img