Bugüne kadar bildiğiniz tüm kekleri unutun! Misafirlerin kapış kapış yediği “kirazlı bademli ters yüz” tarifi…

spot_img


Yazın en güzel seslerinden biri bence kiraz saplarının birbirine çarpmasıdır. Pazardan yeni alınmış bir kese kâğıdı açılır, parlak kırmızı kirazlar mutfak tezgâhına dökülür ve evin içinde tatlı bir telaş başlar. Kimisi sapından tutup tek tek yer, kimisi çekirdeklerini bir tabağın kenarında biriktirir. Ben ise her kiraz gördüğümde çocukluğuma ışınlanırım. Bizim evde kiraz sadece meyve değildi; yarıştı. “Kim sapını koparmadan yiyebilecek?”, “Kim ağzına en çok kiraz sığdıracak?” derken koca bir tabak bir anda biterdi. Sonra annem mutfaktan seslenirdi: “Birazını da tatlı yapmaya bırakın!” Elbette kimse dinlemezdi.

İÇERİĞİ DEĞERLİ

Kirazın en sevdiğim yanı gösterişsiz oluşu. Çilek kadar nazlı değildir, kayısı kadar hassas değildir ama masaya geldiği anda herkesin eli ona gider. Bir de mevsimi kısa olduğu için kıymeti büyüktür. Belki de bu yüzden her lokması biraz özlem taşır. Üstelik kiraz sadece lezzetiyle değil, içeriğiyle de yaz sofralarının değerli misafirlerinden biridir. Doğal olarak C vitamini, lif ve antioksidan bileşenler içerir. Renk veren antosiyaninler sayesinde dengeli beslenmenin keyifli bir parçası olabilir. Su oranının yüksek olması ise sıcak günlerde ferahlatıcı bir alternatif sunar. Ben her zaman meyveyi mevsiminde tüketmenin en doğru seçim olduğuna inanırım. Kiraz alırken küçük bir püf noktası paylaşayım: Sapları canlı yeşil ve meyvenin kabuğu parlak olmalı. Sapı kurumuş, kabuğu matlaşmış kirazlar tazeliğini kaybetmeye başlamış olabilir.

Eve gelir gelmez yıkamak yerine, tüketmeden hemen önce yıkarsanız daha uzun süre diri kalır. Mutfakta kirazı sadece meyve tabağına mahkûm etmek de büyük haksızlık. Ben bazen rokalı salatalara ekliyorum, bazen keçi peyniriyle buluşturuyorum, bazen de birkaç dal taze kekikle fırına verip et yemeklerinin yanına nefis bir sos hazırlıyorum. Ama bugün sizlerle paylaşacağım tarif, yaz akşamlarında misafirlerimin en çok istediği tatlılardan biri. Benim için kiraz biraz yaz gibidir; beklenir, kısa sürer ama unutulmaz. Belki de bu yüzden her mevsiminde bol bol tadını çıkarmak gerekir. Bir avuç kirazı sevdiklerinizle paylaşın, birkaç tanesini tatlıya ayırın, birkaçını da buzlu limonatanın içine atın. Çünkü bazı meyveler sadece yenmez, yaşanır. Ve bana sorarsanız yazın en tatlı hikâyelerinden biri, avuç içinde parlayan birkaç kirazla başlar.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img