Dondurmanın kalbi artık kültür başkenti

spot_img


Bildiğimiz, gitmesek de dondurmasıyla, biberiyle sofralarımıza konuk olan o şehri artık çok daha havalı bir unvanla anıyoruz: Türkiye’nin ilk UNESCO Edebiyat Şehri! Necip Fazıl’dan Cahit Zarifoğlu’na, Nuri Pakdil’den Rasim Özdenören’e Türk edebiyatına yön veren “Yedi Güzel Adam”ın memleketi Kahramanmaraş, kültürel birikimini uluslararası ölçekte tescilledi. Kahramanmaraş, için UNESCO Edebiyat Şehri unvanı, yalnızca kültürel bir prestij anlamı taşımıyor. Bu unvanın şehirde kültür turizmini de hareketlendireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Yakın zamanda depremle andığımız şehir coğrafi konumuyla itibariyle artık Güneydoğu Anadolu turnesinin bir ayağı olmayı hak ediyor. Adana veya Hatay ile başlayan Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin diye devam eden bu turistik turların önemli duraklarından biri olacak Kahramanmaraş. Hal böyleyken, bu tescilli güzelliği yakından görmek, havasını solumak ve tabii ki o dillere destan mutfağını yerinde denemeye ne dersiniz?

YEDİ GÜZEL ADAM’IN MÜZESİ

Kahramanmaraş’ta bir hafta sonu geçirmek, aslında şiirle kebabın, tarihle dondurmanın aynı masada buluşmasına tanıklık etmek gibi. Çünkü burası sadece tarihi bir şehir değil her sokağından bir şiir, her fırınından nefis bir koku yükselen yaşayan bir coğrafya. Öncelikle edebiyat demişken, ilk durağınız Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi olmalı. Nitekim şehrin yeni unvanının kalbi burası. Tarihi bir okul binasının restore edilmesiyle açılan müzede, Türk edebiyatına damga vuran şairlerin izini sürebilir, kelimelerin büyüsüne kapılabilirsiniz.

CANLI ŞEHİR KÜLTÜRÜ

Ardından Kahramanmaraş Kalesi’ne çıkıp, şehrin panoramik manzarasını seyredebilirsiniz. Şehrin hafızasını keşfetmek isteyenler için Kurtuluş Müzesi ve 30 bin eseri barındıran Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi de görülmeye değer duraklar arasında. Kapalı Çarşı ve çevresindeki tarihi sokaklarda dolaşırken bakırcılardan baharatçılara uzanan canlı bir şehir kültürüyle karşılaşırsınız. Özellikle Maraş biberi ve yöresel ürünler için alışveriş yapmak isteyenler burada uzun vakitler geçirebilirsiniz. Doğal güzellikleri merak edenler içinse Yeşilgöz Obruğu ve Başkonuş Yaylası tam size göre.

TARİHE BİR YOLCULUK

Tarih meraklıları içinse iki bin 500 yıl öncesine tarihlenen Germanicia Antik Kenti, yerel yaşamı anlatan mozaikleriyle şehrin tarihçesi hakkında bilgi verirken 15. yüzyılda Dulkadir Beyliği döneminde inşa edilen Taş Köprü de şehrin en önemli sembolü olarak gösteriliyor. Kentin merkezine bağlı Bulutoğlu Köyü Karput Mezrası sınırlarında yer alan Ali Kayası, Hz. Ali’ye atfedilen efsaneleri ve manevi atmosferiyle yıllardır halk arasında kutsal bir ziyaret noktası olarak kabul ediliyor. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte bulunan bu eşsiz kaya formasyonu, hem doğaseverler hem de inanç turizmiyle ilgilenenler için büyük bir cazibe merkezi. Yine manzarasıyla sanki Maraş’ta değil de kendinizi Akdeniz’de Ege’de hissetmenizi sağlayan Menzelet Baraj Gölü Mesire Alanı ile kış sporu sevdalılarının vazgeçilmezi Yedikuyular Kayak Merkezi yerli ve yabancı turistin uğrak durakları arasında.

DONDURMASIZ ASLA OLMAZ

Dondurması, tarhanası ve biberi şehrin tescilli lezzetleri. Ancak dahası da var. Bol sumak ekşili, sarımsaklı ve özel soslu Maraş paçası, sabah kahvaltısı niyetine bile içiliyor. Güne enerjik başlamak için birebir. Kuzu etleri, domates, biber ve sarımsakların bir tepside yan yana dizilerek taş fırına verilmesiyle yapılan Eli Böğründe ve bulgur ağırlıklı Sömelek Köfte de yöreye özgü lezzetler arasında. Sonuçta Kahramanmaraş, sadece dondurmasıyla değil; şiirle, edebiyatla, doğası ve güçlü mutfak kültürüyle de keşfedilmeyi hak eden bir şehir.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img