Bakan Şimşek açıkladı: İklim Uygulama Köprüsü ile iklim finansmanında yeni dönem

spot_img


DÜNYADA İKLİM FİNANSMAN AÇIĞI ÇOK YÜKSEK SEVİYEDE

İklim şoklarına karşı dirençli bir ekonominin daha iyi su yönetimi, iklim dostu tarım, sürdürülebilir arazi kullanımı, dayanıklı altyapı ve sağlıklı ekosistemlere yatırım yapmaktan geçtiğini söyleyen Şimşek, dayanıklılığı artıran yatırımları “doğru yatırımlar” olarak tanımladı.

Şimşek, bunun yalnızca bir iklim politikası değil, aynı zamanda sağlam bir ekonomi politikası olduğunun altını çizerek konuşmasına şöyle devam etti:

“Ancak iklim direnci hala iklim gündeminin en yetersiz finanse edilen alanlarından biri. Finansman açığı çok yüksek. Dünya çapında iklim hedeflerine ulaşabilmek için 2030’a kadar yıllık 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım gerekli ama bugünkü toplam iklim finansmanı 2 trilyon doları ancak buluyor. Finansman açığı gelişmekte olan ülkeler için çok daha fazla. Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelerin finansman ihtiyacı yıllık yaklaşık 2,4 trilyon dolar seviyesinde ama bu ülkeler halihazırda bu miktarın ancak onda biri kadar finansmana erişebiliyor. Buradaki sorun sermaye yetersizliği değil, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürebilmek. Finansman bulamayan, yeterince hazırlanmamış çok sayıda proje bulunmasına karşılık cazip getiri arayan büyük miktarda sermaye de var.”

Buradaki eksiğin, her iki tarafı buluşturacak bir köprü olduğunu belirten Şimşek, “Türkiye’nin COP31 kapsamındaki öncü girişimlerinden biri olan İklim Uygulama Köprüsü bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Hedefimiz, ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine, finansman ihtiyaçlarını ise bankalar ve yatırımcılar açısından finanse edilebilir proje havuzlarına çevirmelerine yardımcı olmak. Amacımız yeni bir platform veya kurum oluşturmak değil, mevcut ekosistemde işbirliğini güçlendirmek ve finansmanın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara daha etkin şekilde ulaşmasını sağlamak.” şeklinde konuştu.

Şimşek, bunun başarılabilmesi için iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıracak politikaların ekonomi politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img