İran: “Kuşatılabilecek bir ülke değiliz”

spot_img


İran: Kuşatılabilecek bir ülke değiliz

“ABD TARAFI NÜKLEER MESELEYİ HALA TEK TARAFLI BİR YAKLAŞIMLA ELE ALMAKTA ISRAR EDİYOR”

İran ile ABD arasındaki müzakerelerdeki temel görüş ayrılığına değinen Bekayi, “Bazı ABD’li yetkililer ekonomik teşvikler ve İran’la ekonomik ilişkilerin önünün açılmasından söz ediyor, ancak bu tür açıklamalar güven vermiyor. İslamabad’da sunduğumuz 10 maddelik paket çerçevesinde nükleer konu, yaptırımların kaldırılması ve zararların tazmini dahil olmak üzere tüm başlıklardaki görüşlerimizi ayrıntılı şekilde ortaya koyduk. Buna rağmen ABD tarafı nükleer meseleyi hala tek taraflı bir yaklaşımla ele almakta ısrar ediyor. Bu yaklaşım bizim açımızdan kabul edilebilir değildir ve nükleer konu müzakerenin en temel başlığı olmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

İran: Kuşatılabilecek bir ülke değiliz


“YENİ BİR MÜZAKERE TURU İÇİN HENÜZ HERHANGİ BİR TARİH BELİRLENMİŞ DEĞİL”

Yeni bir müzakere turuna ilişkin konuşan Bekayi, “Yeni bir müzakere turu için henüz herhangi bir tarih belirlenmiş değil. ABD’nin sunduğu planın bizim 10 maddelik önerimizle ne ölçüde örtüştüğüne gelince, bazı başlıklara ilişkin kendi görüşlerini dile getirdiler. Ancak bu görüşler bizim açımızdan ne makul ne de gerçekçiydi ve bunu açıkça ifade ettik. Bu durum yeni değil. Daha önceki müzakerelerde de özellikle nükleer başlıkta tutumumuzu biliyorlardı” dedi.

İran: Kuşatılabilecek bir ülke değiliz

“ATEŞKESİN UZATILDIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALARIN HİÇBİRİ ŞU AŞAMADA TEYİT EDİLEBİLİR DEĞİLDİR”

Bekayi, ateşkesin uzatılmasına yönelik iddialara da değinerek, “Bu yönde ortaya atılan iddiaların hiçbiri şu aşamada teyit edilebilir değildir. ABD’nin geçmişte sık sık tutum değiştirdiği ve çelişkili açıklamalar yaptığı bilinmektedir. Hatta bir konuda anlaşmaya varılsa bile buna bağlı kalacaklarının bir garantisi yoktur. Son derece zor koşullar altında müzakere yürütüyoruz. Bir mutabakatın parçalarını ayırarak bir kısmında anlaşalım, diğerini sonraya bırakalım demek mümkün değildir. Tüm başlıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Görüşmeler Pakistanlı arabulucu üzerinden devam ediyor, ancak karşı tarafın diplomasi konusundaki iddialarında ne kadar samimi olduğu da görülmelidir. ABD, geçmişte defalarca taahhütlerini yerine getirmemiş ve müzakere süreçlerini fiilen ortadan kaldırmıştır” dedi.

“LÜBNAN HALKININ DİRENİŞİNİ DESTEKLİYORUZ”

Bekayi, İran’ın Lübnan’a yönelik desteğini çektiği yönündeki iddialara değinerek, “Lübnan halkının meşru direnişini her zaman destekledik, bugün de desteklemeye devam ediyoruz. Bu konuda tutumumuzda herhangi bir değişiklik yok. Ateşkes mutabakatında Lübnan’da savaşın durdurulması da anlaşmanın bir parçasıydı ve arabulucu Pakistan da bunu açıkça dile getirdi. Karşı tarafın daha en başından mutabakatın bazı kısımlarını yok sayması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi, bizim taahhütlerimizden vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Bu konu hem İslamabad’daki görüşmelerde gündeme geldi hem de hala yakından takip ediliyor. Her anlaşma iki taraflıdır. Taraflardan biri yükümlülüklerini yerine getirmezse diğer tarafın da buna göre hareket etme hakkı vardır. İran’ın diğer cephelere kayıtsız kaldığı yönündeki iddialar ise gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.

“HÜRMÜZ BOĞAZI’NA DIŞARIDAN YAPILACAK HER MÜDAHALE DURUMU DAHA DA KARMAŞIK HALE GETİRİR”

Bekayi, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurulması yönündeki çağrılarına değinerek, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yıllardır İran tarafından sağlanıyor. Son 40 günde bölgede güvenliğin bozulmasının tek nedeni, ABD ve Siyonist rejimin dayattığı savaş oldu. Dışarıdan yapılacak her müdahale durumu daha da karmaşık hale getirir. Avrupa ülkelerinin bir kısmının temkinli yaklaşımını olumlu buluyoruz. İran, bölge ülkeleriyle birlikte bu su yolunun güvenliğini sağlayacak kapasiteye sahiptir. Ancak bunun için önce ABD müdahalesinin ve dayatılan savaşın sona ermesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“İRAN KUŞATILABİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasına ilişkin de konuşan Bekayi, “İran kuşatılabilecek bir ülke değildir. Diplomatik yollardan sonuç alınamadığında baskı araçlarına başvurulması da bir sonuç getirmez. Bu tür girişimler provokatif niteliktedir ve uluslararası hukuka aykırıdır. Aynı zamanda ateşkesin ihlal edilmesi riskini de beraberinde getirir. İran ve silahlı kuvvetleri gelişmeleri yakından izlemekte, gerekli durumlarda ise uygun karşılığı vermeye hazır bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“PAPA’NIN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR BARIŞ İLE UZLAŞI ÇAĞRISI İÇEREN İFADELERDEN İBARETTİR”

Bekayi, Trump’ın Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’ya yönelik açıklamalarına da tepki göstererek, “Büyük bir dini lidere yönelik ağır saldırı ve hakaretlerin ne anlama geldiğini biz zaten kendi ülkemizde yaşadık. Dini liderimize yönelik yapılan korkakça saldırı, ABD’nin siciline silinmeyecek bir kara leke olarak geçti. Bu tür yanlış uygulamalara sessiz kalınması, benzer davranışların yayılmasına zemin hazırlar. Bugün Hristiyan dünyasının liderlerine yönelik hakaretler de bu sürecin bir devamıdır. Papa’nın yaptığı açıklamalar, savaşı kınayan ve barış ile uzlaşı çağrısı içeren ifadelerden ibarettir. Buna dahi tahammül edilememesi dikkat çekicidir. Uluslararası toplum gerekli tepkiyi göstermezse, bu durumun sonuçları tüm dünyayı etkileyebilir” ifadelerini kullandı.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img